<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hukuk devleti &#8211; Aybüke Türk Haber</title>
	<atom:link href="https://aybuketurkhaber.com/tag/hukuk-devleti/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://aybuketurkhaber.com</link>
	<description>&#34;Habere Bozkutça Bakış&#34;</description>
	<lastBuildDate>Sun, 24 May 2026 21:09:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://aybuketurkhaber.com/wp-content/uploads/2025/12/bozkurt-150x150.png</url>
	<title>Hukuk devleti &#8211; Aybüke Türk Haber</title>
	<link>https://aybuketurkhaber.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gazeteciye Vuran Siyaset, Demokrasiye Ne Anlatır?</title>
		<link>https://aybuketurkhaber.com/gazeteciye-vuran-siyaset-demokrasiye-ne-anlatir/</link>
					<comments>https://aybuketurkhaber.com/gazeteciye-vuran-siyaset-demokrasiye-ne-anlatir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 May 2026 21:09:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Mahir Başarır]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa.]]></category>
		<category><![CDATA[basın özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[canlı yayın saldırısı]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[CNN Türk]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[devlet otoritesi]]></category>
		<category><![CDATA[dokunulmazlık zırhı]]></category>
		<category><![CDATA[gazetecilik]]></category>
		<category><![CDATA[gazeteciye saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk devleti]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk önünde eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[kamu düzeni]]></category>
		<category><![CDATA[kamu görevlisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[milletvekili dokunulmazlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Bekmezci]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[polis müdahalesi]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[vekil dokunulmazlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aybuketurkhaber.com/?p=54428</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Bugünün Türkiye’sinde en büyük soru şu: Vekil mi daha güçlü? Yoksa asil mi? Yani milletin seçip gönderdiği mi güçlü… Yoksa o milleti oluşturan sade vatandaş mı? Bakıyorsunuz… Bir gazeteci canlı yayında görev yapıyor. Bir polis, devletin verdiği emri uygulamaya çalışıyor. Bir kameraman kalabalığın içinde ezilmeden görüntü almaya uğraşıyor. Ve tam o anda… &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aziz Dağtekin Yazdı</strong></p>
<hr />
<p>Bugünün Türkiye’sinde en büyük soru şu:</p>
<p>Vekil mi daha güçlü?<br />
Yoksa asil mi?</p>
<p>Yani milletin seçip gönderdiği mi güçlü…<br />
Yoksa o milleti oluşturan sade vatandaş mı?</p>
<p>Bakıyorsunuz…<br />
Bir gazeteci canlı yayında görev yapıyor.<br />
Bir polis, devletin verdiği emri uygulamaya çalışıyor.<br />
Bir kameraman kalabalığın içinde ezilmeden görüntü almaya uğraşıyor.</p>
<p>Ve tam o anda…<br />
<strong>“Dokunulmazlık zırhı”</strong> devreye giriyor.</p>
<p>Bir milletvekili öfkeleniyor…<br />
Bir gazetecinin kulağına vurabiliyor.<br />
Bir polis memurunun yakasına yapışabiliyor.<br />
Kalabalığın ortasında bağırabiliyor.<br />
İtebiliyor.<br />
Tehdit edebiliyor.</p>
<p>Sonra ne oluyor?</p>
<p>Hiç&#8230;</p>
<p>Çünkü sırtında görünmez bir zırh var:<br />
Dokunulmazlık.</p>
<p>Şimdi biri çıksın da anlatsın bize…</p>
<p>Nedir bu dokunulmazlık zırhı?</p>
<p>Milletin adına görev yapan insanlara vurma serbestisi mi?<br />
Gazeteciyi susturma ayrıcalığı mı?<br />
Polisi aşağılamanın anayasal güvence altına alınmış hali mi?</p>
<p>Milletvekili olmak…<br />
Millete rağmen güç kullanma yetkisi değildir.</p>
<p>Tam tersine…<br />
Milletin önünde daha fazla sorumluluk taşımaktır.</p>
<p>Ama bizde işler tersine döndü.</p>
<p>Gazeteci sahada dayak yiyor…<br />
Polis arada kalıyor…<br />
Kameraman hedef oluyor…<br />
Sonra herkes dönüp birbirine bakıyor, <strong>“Acaba kimi kızdırdık?”</strong></p>
<p>Çünkü artık kamu görevi yapan insanlar kimseye yaranamıyor.</p>
<p>Gazeteci haber yaparsa suçlu…<br />
Yapmazsa korkak.</p>
<p>Polis müdahale ederse zalim…<br />
Etmezse beceriksiz.</p>
<p>Herkes ateş altında.</p>
<p>Oysa o insanlar orada şahsi hevesleri için bulunmuyor.</p>
<p>Gazeteci; kamu adına orada.<br />
Polis; devlet adına orada.<br />
Kameraman; toplum gerçeği görsün diye orada.</p>
<p>Ama siyasetçinin bir anlık öfkesi…<br />
Bazen hepsinin emeğini, onurunu, güvenliğini ezip geçiyor.</p>
<p>Sonra da dönüp <strong>“demokrasi”</strong> diyoruz.</p>
<p>Demokrasi…<br />
Kameraya vurmak değildir.</p>
<p>Demokrasi…<br />
Hoşuna gitmeyen soruyu susturmak değildir.</p>
<p>Demokrasi…<br />
Devletin polisini düşman görmek değildir.</p>
<p>Ve en önemlisi…</p>
<p>Dokunulmazlık; milletin verdiği emanettir.<br />
Millete karşı kullanılacak bir sopa değil.</p>
<p>Bu ülkede artık insanlar şunu görmek istiyor:</p>
<p>Kanun karşısında gerçekten herkes eşit mi?</p>
<p>Yoksa bazı insanlar için anayasa çelik yelek gibi mi çalışıyor?</p>
<p>İşte asıl mesele budur.</p>
<p>Çünkü vatandaş bugün şunu düşünüyor: <strong>“Ben sokağın ortasında bir gazeteciye el kaldırsam hayatım kararır…</strong><br />
<strong>Peki siyasetçi yapınca neden sadece haber oluyor?”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://aybuketurkhaber.com/gazeteciye-vuran-siyaset-demokrasiye-ne-anlatir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ey CHP’li Kardeşim: Bir Dur, Bir Dinle, Bir Düşün!</title>
		<link>https://aybuketurkhaber.com/ey-chpli-kardesim-bir-dur-bir-dinle-bir-dusun/</link>
					<comments>https://aybuketurkhaber.com/ey-chpli-kardesim-bir-dur-bir-dinle-bir-dusun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 May 2026 09:54:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[#türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa.]]></category>
		<category><![CDATA[birlik ve beraberlik]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[feragat]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[ortak akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[sağduyu]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi istikrar]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi kriz]]></category>
		<category><![CDATA[sükunet]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[uzlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[yargı kararı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aybuketurkhaber.com/?p=54370</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Şimdi bakınız, memleketin gündemi yine bir hayli hareketli. Herkes bir telden çalıyor, her kafadan bir ses çıkıyor. Ama bu seslerin arasında öyle bir tanesi var ki, kulak vermekte fayda var. Özellikle de CHP&#8217;ye gönül vermiş, bu partinin tarihine, misyonuna inanan her bir vatandaşımız için. Devlet Bahçeli çıktı, konuştu. Ne dedi? &#8220;CHP, Cumhuriyet&#8217;in &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="w-full mb-[1px] mt-0">
<h3 class="font-[600] py-[3px] text-[1.25em]" data-slate-node="element" data-anchor="eychp'likarde%C5%9Fim%2Cbirdurbak!neoluyorbumemlekette%3F" data-slug="eychp'likarde%C5%9Fim%2Cbirdurbak!neoluyorbumemlekette%3F0"><strong><span style="font-size: 16px;">Aziz Dağtekin Yazdı</span></strong></h3>
<hr />
<p class="font-[600] py-[3px] text-[1.25em]" data-slate-node="element" data-anchor="eychp'likarde%C5%9Fim%2Cbirdurbak!neoluyorbumemlekette%3F" data-slug="eychp'likarde%C5%9Fim%2Cbirdurbak!neoluyorbumemlekette%3F0"><span style="font-size: 16px; font-weight: 400;">Şimdi bakınız, memleketin gündemi yine bir hayli hareketli. Herkes bir telden çalıyor, her kafadan bir ses çıkıyor. Ama bu seslerin arasında öyle bir tanesi var ki, kulak vermekte fayda var. Özellikle de CHP&#8217;ye gönül vermiş, bu partinin tarihine, misyonuna inanan her bir vatandaşımız için.</span></p>
</div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Devlet Bahçeli çıktı, konuştu. Ne dedi? <strong><em>&#8220;CHP, Cumhuriyet&#8217;in kurulduğu günden bu yana var olan önemli siyasi bir kurumdur. Bu kurumun içinin karıştırılmasına, parçalanmasına, hukuki yönden zedelenmesine müsaade edilmemesini temenni ederiz.&#8221;</em></strong> dedi. Şimdi bu sözleri bir kenara yazalım. Neden mi? Çünkü bu sözler, sadece bir siyasi liderin beyanı değil, aynı zamanda bir realitenin altını çiziyor.</span></span></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">Yargı Kararı ve Sükunet Çağrısı</span></strong></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Sonra ne oldu? Bir yargı kararı çıktı. Ve hemen ardından,<em><strong> &#8220;Yargı kararını tanımıyoruz</strong></em>&#8221; feryatları yükseldi. İşte tam bu noktada durup düşünmek lazım. Türkiye bir hukuk devleti mi, değil mi? Yargı bağımsız mı, tarafsız mı? Anayasamız ne diyor? <strong><em>&#8220;Yargı tarafsız ve bağımsızdır&#8221;</em></strong> diyor. Şimdi biz bu kararı tanımıyoruz dersek, nereye varırız? Kaosa mı? Kutuplaşmaya mı? Bu, CHP&#8217;nin tarihi misyonuna yakışır mı?</span></span></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Bahçeli&#8217;nin o <em><strong>&#8220;Direnmek yerine Türk siyasi hayatının asırlık çınarı olan CHP kurumsal kimliğini korumak herkes için esas olmalıdır&#8221;</strong></em> sözü, aslında hepimizin kulağına küpe olmalı. Direnmek yerine, sağduyu ile hareket etmek, hukuka uygun davranmak, sorumluluk bilinciyle meseleye yaklaşmak&#8230; İşte asıl mesele bu.</span></span></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">Uzlaşma ve Ortak Akıl</span></strong></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Şimdi gelelim işin can alıcı noktasına. CHP&#8217;nin geleceği ne olacak? Sayın <strong>Kılıçdaroğlu</strong>&#8216;nun ve Sayın <strong>Özgür Özel</strong>&#8216;in açıklamaları, birlik çerçevesinde. Güzel. Ama bu birlik, sadece sözde mi kalacak, yoksa eyleme mi dönüşecek? <strong>Bahçeli</strong>&#8216;nin dediği gibi, <strong>&#8220;CHP&#8217;de ortak akıl egemen hale gelmelidir.&#8221;</strong> Bu, sadece iki liderin değil, tüm CHP camiasının, tüm CHP seçmeninin ortak paydası olmalı.</span></span></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"><em><strong>&#8220;Hukukun da cevaz verdiği çerçevede Sayın Özgür Özel ile görüşerek CHP&#8217;nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir.&#8221;</strong></em> <strong>Bahçeli</strong>&#8216;nin bu cümlesi aslında bir yol haritası sunuyor. Feragat, zayıflık değil, aksine büyüklüktür. Tarihi sorumluluktur. Ve bu, hem CHP&#8217;nin hem de ülkemizin yararına olacaktır.</span></span></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">Türkiye Hepimizin</span></strong></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Unutmayalım ki, etrafımız ateş çemberiyle sarılı. Böyle bir atmosferde, siyasi kaosa sebebiyet verecek güç kavgaları, hizip çatışmaları, parçalanmalar, ufalanmalar&#8230; Bunlar ne siyasete ne de demokrasiye hizmet eder. Aksine, telafisi imkansız yaralar açar.</span></span></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">CHP&#8217;nin kurumsal kimliğine, mirasına ve tabanına karşı ihanet noktasına evrilebilecek bir tavır, CHP&#8217;ye hizmet etmiş insanlar için ağır bir yük olacaktır. Bu aşamada tek yol uzlaşmak. Uzlaşmanın temel unsuru da tahriklerden kaçınmak, feragat ve sorumluluk duygusuyla hareket etmektir.</span></span></div>
<div class="w-full my-[1px]" data-slate-fragment="%5B%7B%22type%22%3A%22heading%22%2C%22level%22%3A3%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Ey%20CHP'li%20Karde%C5%9Fim%2C%20Bir%20Dur%20Bak!%20Ne%20Oluyor%20Bu%20Memlekette%3F%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%C5%9Eimdi%20bak%C4%B1n%C4%B1z%2C%20memleketin%20g%C3%BCndemi%20yine%20bir%20hayli%20hareketli.%20Herkes%20bir%20telden%20%C3%A7al%C4%B1yor%2C%20her%20kafadan%20bir%20ses%20%C3%A7%C4%B1k%C4%B1yor.%20Ama%20bu%20seslerin%20aras%C4%B1nda%20%C3%B6yle%20bir%20tanesi%20var%20ki%2C%20kulak%20vermekte%20fayda%20var.%20%C3%96zellikle%20de%20CHP'ye%20g%C3%B6n%C3%BCl%20vermi%C5%9F%2C%20bu%20partinin%20tarihine%2C%20misyonuna%20inanan%20her%20bir%20vatanda%C5%9F%C4%B1m%C4%B1z%20i%C3%A7in.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Devlet%20Bah%C3%A7eli%20%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1%2C%20konu%C5%9Ftu.%20Ne%20dedi%3F%20%5C%22CHP%2C%20Cumhuriyet'in%20kuruldu%C4%9Fu%20g%C3%BCnden%20bu%20yana%20var%20olan%20%C3%B6nemli%20siyasi%20bir%20kurumdur.%20Bu%20kurumun%20i%C3%A7inin%20kar%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1na%2C%20par%C3%A7alanmas%C4%B1na%2C%20hukuki%20y%C3%B6nden%20zedelenmesine%20m%C3%BCsaade%20edilmemesini%20temenni%20ederiz.%5C%22%20dedi.%20%C5%9Eimdi%20bu%20s%C3%B6zleri%20bir%20kenara%20yazal%C4%B1m.%20Neden%20mi%3F%20%C3%87%C3%BCnk%C3%BC%20bu%20s%C3%B6zler%2C%20sadece%20bir%20siyasi%20liderin%20beyan%C4%B1%20de%C4%9Fil%2C%20ayn%C4%B1%20zamanda%20bir%20realitenin%20alt%C4%B1n%C4%B1%20%C3%A7iziyor.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Yarg%C4%B1%20Karar%C4%B1%20ve%20S%C3%BCkunet%20%C3%87a%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B1%22%2C%22bold%22%3Atrue%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Sonra%20ne%20oldu%3F%20Bir%20yarg%C4%B1%20karar%C4%B1%20%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1.%20Ve%20hemen%20ard%C4%B1ndan%2C%20%5C%22Yarg%C4%B1%20karar%C4%B1n%C4%B1%20tan%C4%B1m%C4%B1yoruz%5C%22%20feryatlar%C4%B1%20y%C3%BCkseldi.%20%C4%B0%C5%9Fte%20tam%20bu%20noktada%20durup%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnmek%20laz%C4%B1m.%20T%C3%BCrkiye%20bir%20hukuk%20devleti%20mi%2C%20de%C4%9Fil%20mi%3F%20Yarg%C4%B1%20ba%C4%9F%C4%B1ms%C4%B1z%20m%C4%B1%2C%20tarafs%C4%B1z%20m%C4%B1%3F%20Anayasam%C4%B1z%20ne%20diyor%3F%20%5C%22Yarg%C4%B1%20tarafs%C4%B1z%20ve%20ba%C4%9F%C4%B1ms%C4%B1zd%C4%B1r%5C%22%20diyor.%20%C5%9Eimdi%20biz%20bu%20karar%C4%B1%20tan%C4%B1m%C4%B1yoruz%20dersek%2C%20nereye%20var%C4%B1r%C4%B1z%3F%20Kaosa%20m%C4%B1%3F%20Kutupla%C5%9Fmaya%20m%C4%B1%3F%20Bu%2C%20CHP'nin%20tarihi%20misyonuna%20yak%C4%B1%C5%9F%C4%B1r%20m%C4%B1%3F%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Bah%C3%A7eli'nin%20o%20%5C%22Direnmek%20yerine%20T%C3%BCrk%20siyasi%20hayat%C4%B1n%C4%B1n%20as%C4%B1rl%C4%B1k%20%C3%A7%C4%B1nar%C4%B1%20olan%20CHP%20kurumsal%20kimli%C4%9Fini%20korumak%20herkes%20i%C3%A7in%20esas%20olmal%C4%B1d%C4%B1r%5C%22%20s%C3%B6z%C3%BC%2C%20asl%C4%B1nda%20hepimizin%20kula%C4%9F%C4%B1na%20k%C3%BCpe%20olmal%C4%B1.%20Direnmek%20yerine%2C%20sa%C4%9Fduyu%20ile%20hareket%20etmek%2C%20hukuka%20uygun%20davranmak%2C%20sorumluluk%20bilinciyle%20meseleye%20yakla%C5%9Fmak...%20%C4%B0%C5%9Fte%20as%C4%B1l%20mesele%20bu.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Uzla%C5%9Fma%20ve%20Ortak%20Ak%C4%B1l%22%2C%22bold%22%3Atrue%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%C5%9Eimdi%20gelelim%20i%C5%9Fin%20can%20al%C4%B1c%C4%B1%20noktas%C4%B1na.%20CHP'nin%20gelece%C4%9Fi%20ne%20olacak%3F%20Say%C4%B1n%20K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu'nun%20ve%20Say%C4%B1n%20%C3%96zg%C3%BCr%20%C3%96zel'in%20a%C3%A7%C4%B1klamalar%C4%B1%2C%20birlik%20%C3%A7er%C3%A7evesinde.%20G%C3%BCzel.%20Ama%20bu%20birlik%2C%20sadece%20s%C3%B6zde%20mi%20kalacak%2C%20yoksa%20eyleme%20mi%20d%C3%B6n%C3%BC%C5%9Fecek%3F%20Bah%C3%A7eli'nin%20dedi%C4%9Fi%20gibi%2C%20%5C%22CHP'de%20ortak%20ak%C4%B1l%20egemen%20hale%20gelmelidir.%5C%22%20Bu%2C%20sadece%20iki%20liderin%20de%C4%9Fil%2C%20t%C3%BCm%20CHP%20camias%C4%B1n%C4%B1n%2C%20t%C3%BCm%20CHP%20se%C3%A7meninin%20ortak%20paydas%C4%B1%20olmal%C4%B1.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%5C%22Hukukun%20da%20cevaz%20verdi%C4%9Fi%20%C3%A7er%C3%A7evede%20Say%C4%B1n%20%C3%96zg%C3%BCr%20%C3%96zel%20ile%20g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Ferek%20CHP'nin%20gelece%C4%9Fine%20ili%C5%9Fkin%20bir%20ortak%20form%C3%BCl%20olu%C5%9Fturmak%20amac%C4%B1yla%20feragat%20etti%C4%9Fini%20belirtmelidir.%5C%22%20Bu%20c%C3%BCmle%2C%20asl%C4%B1nda%20bir%20yol%20haritas%C4%B1%20sunuyor.%20Feragat%2C%20zay%C4%B1fl%C4%B1k%20de%C4%9Fil%2C%20aksine%20b%C3%BCy%C3%BCkl%C3%BCkt%C3%BCr.%20Tarihi%20sorumluluktur.%20Ve%20bu%2C%20hem%20CHP'nin%20hem%20de%20%C3%BClkemizin%20yarar%C4%B1na%20olacakt%C4%B1r.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22T%C3%BCrkiye%20Hepimizin%22%2C%22bold%22%3Atrue%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Unutmayal%C4%B1m%20ki%2C%20etraf%C4%B1m%C4%B1z%20ate%C5%9F%20%C3%A7emberiyle%20sar%C4%B1l%C4%B1.%20B%C3%B6yle%20bir%20atmosferde%2C%20siyasi%20kaosa%20sebebiyet%20verecek%20g%C3%BC%C3%A7%20kavgalar%C4%B1%2C%20hizip%20%C3%A7at%C4%B1%C5%9Fmalar%C4%B1%2C%20par%C3%A7alanmalar%2C%20ufalanmalar...%20Bunlar%20ne%20siyasete%20ne%20de%20demokrasiye%20hizmet%20eder.%20Aksine%2C%20telafisi%20imkans%C4%B1z%20yaralar%20a%C3%A7ar.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22CHP'nin%20kurumsal%20kimli%C4%9Fine%2C%20miras%C4%B1na%20ve%20taban%C4%B1na%20kar%C5%9F%C4%B1%20ihanet%20noktas%C4%B1na%20evrilebilecek%20bir%20tav%C4%B1r%2C%20CHP'ye%20hizmet%20etmi%C5%9F%20insanlar%20i%C3%A7in%20a%C4%9F%C4%B1r%20bir%20y%C3%BCk%20olacakt%C4%B1r.%20Bu%20a%C5%9Famada%20tek%20yol%20uzla%C5%9Fmak.%20Uzla%C5%9Fman%C4%B1n%20temel%20unsuru%20da%20tahriklerden%20ka%C3%A7%C4%B1nmak%2C%20feragat%20ve%20sorumluluk%20duygusuyla%20hareket%20etmektir.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22T%C3%BCrkiye%2C%20demokratik%20bir%20hukuk%20devletidir.%20G%C3%BC%C3%A7l%C3%BC%20bir%20siyasi%20k%C3%BClt%C3%BCre%20sahiptir.%20Ve%20en%20%C3%B6nemlisi%2C%20T%C3%BCrkiye%20hepimizindir.%20Bu%20anlay%C4%B1%C5%9Fla%2C%20kurallar%20ve%20kurumlar%20%C3%A7er%C3%A7evesinde%2C%20sa%C4%9Fduyuyla%2C%20birlik%20ve%20dayan%C4%B1%C5%9Fmayla%20hareket%20edilmesi%20ve%20CHP'nin%20gelece%C4%9Finde%20uzla%C5%9F%C4%B1lmas%C4%B1%20en%20hay%C4%B1rl%C4%B1%20yol%20olacakt%C4%B1r.%20Ey%20CHP'li%20karde%C5%9Fim%2C%20bir%20dur%2C%20bir%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCn.%20Bu%20memleket%20hepimizin.%20Ve%20bu%20parti%2C%20hepimizin%20emaneti.%22%7D%5D%7D%5D">
<p class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Türkiye, demokratik bir hukuk devletidir. Güçlü bir siyasi kültüre sahiptir. Ve en önemlisi, Türkiye hepimizindir. Bu anlayışla, kurallar ve kurumlar çerçevesinde, sağduyuyla, birlik ve dayanışmayla hareket edilmesi ve CHP&#8217;nin geleceğinde uzlaşılması en hayırlı yol olacaktır. Ey CHP&#8217;li kardeşim, bir dur, bir düşün. Bu memleket sağlı-sollu hepimizin. Ve bu parti, yine sağlı-sollu hepimizin emaneti.</span></span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://aybuketurkhaber.com/ey-chpli-kardesim-bir-dur-bir-dinle-bir-dusun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>1982 Anayasası Tartışması: Gürlek’ten Sivil Anayasa Vurgusu</title>
		<link>https://aybuketurkhaber.com/1982-anayasasi-tartismasi-gurlekten-sivil-anayasa-vurgusu/</link>
					<comments>https://aybuketurkhaber.com/1982-anayasasi-tartismasi-gurlekten-sivil-anayasa-vurgusu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 May 2026 20:59:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[1982 Anayasası eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[28 Şubat süreci]]></category>
		<category><![CDATA[adalet sistemi reformu]]></category>
		<category><![CDATA[Akın Gürlek açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa tartışmaları Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[darbe anayasası]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü devlet vurgusu]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk devleti]]></category>
		<category><![CDATA[milli irade]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan vurgusu]]></category>
		<category><![CDATA[sivil anayasa çağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[terörle mücadele Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal uzlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Türk siyasi tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye hukuk reformu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[vesayet sistemi Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yargı bağımsızlığı]]></category>
		<category><![CDATA[yeni anayasa Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aybuketurkhaber.com/?p=54108</guid>

					<description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, 1982 Anayasası’nın darbe gölgesinden kurtarılarak milletin ortak aklıyla şekillendirilecek sivil, özgürlükçü ve kapsayıcı bir anayasanın Türkiye’nin güncel ihtiyaçlarına cevap vereceğini vurguladı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) ve İstanbul Üniversitesi (İÜ) iş birliğiyle İstanbul Fatih&#8217;teki MTTB Genel Merkezi&#8217;nde düzenlenen &#8216;Siyaset Okulu&#8217; açılış programına katıldı. Bakan Gürlek, burada yaptığı &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="nd-spot">Adalet Bakanı Akın Gürlek, 1982 Anayasası’nın darbe gölgesinden kurtarılarak milletin ortak aklıyla şekillendirilecek sivil, özgürlükçü ve kapsayıcı bir anayasanın Türkiye’nin güncel ihtiyaçlarına cevap vereceğini vurguladı.</p>
<p class="text">Adalet Bakanı Akın Gürlek, Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) ve İstanbul Üniversitesi (İÜ) iş birliğiyle İstanbul Fatih&#8217;teki MTTB Genel Merkezi&#8217;nde düzenlenen &#8216;Siyaset Okulu&#8217; açılış programına katıldı.</p>
<p class="text">Bakan Gürlek, burada yaptığı konuşmada Türkiye&#8217;nin karşı karşıya olduğu güncel ihtiyaçlar ve toplumsal dönüşümün gereklilikleri doğrultusunda yeni bir anayasanın zorunlu olduğunu vurguladı.</p>
<p>&#8220;ANAYASA, TOPLUMSAL UZLAŞMAYI ESAS ALAN BİR METİN OLMALIDIR&#8221;</p>
<p class="text">Mevcut Anayasa’nın 1982 darbe döneminde hazırlandığını ve aradan geçen 44 yılda Türkiye&#8217;nin ekonomik, sosyal, siyasal ve teknolojik açıdan büyük değişimler yaşadığını belirten Gürlek, yeni dönemin ruhuna uygun sivil, katılımcı ve özgürlükçü bir anayasa ihtiyacına dikkat çekti.</p>
<p class="text">Gürlek, yeni anayasanın milletin ortak aklıyla şekillenmesi gerektiğini, darbe gölgesinden tamamen arındırılmış, temel hak ve özgürlükleri güçlendiren, yargı bağımsızlığını pekiştiren ve toplumsal uzlaşmayı esas alan bir metin olması gerektiğini ifade etti.</p>
<p>&#8220;YENİ BİR ANAYASA ZORUNLULUKTUR&#8221;</p>
<p class="text">Bakan Gürlek, vesayet ve cuntacı anlayışa atıfta bulunan, onun izlerini taşıyan, yamalı bohçaya dönen 1982 Anayasası&#8217;nı artık gündemden çıkarmaları, çağa ve geleceğe ışık tutan, yol gösteren yeni bir anayasayı el birliğiyle millete hediye etmeleri gerektiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:</p>
<p><b>&#8220;Anayasa bir devletin sadece yönetim çerçevesi değil, aynı zamanda millet ve devlet arasındaki hukuki ve ahlaki sözleşmeyi ifade eder.</b><b>Bugün geldiğimiz noktada ulusal güvenlik tehditleri, toplumsal barış, değişen dünya şartları, gelişen toplum yapısı, artan hak ve özgürlük talepleri karşısında mevcut anayasamız maalesef yetersiz kalmaktadır. Yeni bir anayasa zorunluluktur.&#8221;</b></p>
<p>&#8220;HER TRAJEDİDE MİLLET İNANCINI KORUMAYA DEVAM ETMİŞTİR&#8221;</p>
<p class="text">Siyasetin millete rağmen değil, milletle birlikte yürüme iradesi olduğunu dile getiren Gürlek, yapılabilecek tüm tanımlamaların ötesinde siyasetin en güvenli limanının ahlak olduğunu vurguladı.</p>
<p class="text">Gürlek, Türkiye&#8217;nin yakın tarihinin siyasi mücadele serüvenleriyle dolu olduğuna değinerek, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p class="text"><em><b>&#8220;Yakın siyasi tarihimizde birçok trajediler vuku bulmuş, demokrasimiz ciddi rahatsızlıklar yaşamış, siyaset kültürümüz olgunlaşmaya bile fırsat vermeden yaratılan krizlerle karanlık dehlizlere doğru itilmiştir.</b></em></p>
<p class="text"><em><b>Her defasında millet inancını korumaya devam etmiş, sabırla ve vakur bir şekilde siyasetin en önemli çıkış yolu sandıkta millet üzerine kurulu oyunları bozmayı becermiştir.&#8221;</b></em></p>
<p>&#8220;CUNTACILARIN 28 ŞUBAT SÖZÜ KARANLIK BİR LEKEDİR&#8221;</p>
<p class="text">Türk milletinin sağduyulu ve sabırlı duruşunun 1980 darbesinin cuntacı vesayetinin kısa zamanda bertaraf edilmesini sağladığını anlatan Gürlek, 1983 seçimleriyle demokratik alanın milletin iradesiyle yeni bir nefes aldığını ancak vesayetçi sistemin diğer enstrümanlarının boş durmadığını söyledi.</p>
<p class="text">Bakan Gürlek, 28 Şubat sürecine de değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p class="speech">“Cuntacıların &#8217;28 Şubat bin yıl sürecek&#8217; sözü Türk siyasi hayatına sürülmüş karanlık bir lekedir.</p>
<p>Dönemin cuntacı anlayışı ile bu millete dayatılan 1982 Anayasası demokratik hayatımız, toplumsal huzurumuz ve gelişen Türkiye için şartları zorlaştıran, hukuki görünümlü vesayet olarak ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>1990&#8217;lı yıllara geldiğimizde Türk siyasi tarihinin kaderini değiştirecek liderin mücadelesinin azmine şahit olmaya başlıyoruz.</p>
<p>Bu yıllarda siyaset sahnemizin en önemli ismi hiç kuşkusuz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan yeni bir dil, yeni bir üslup ve yeni bir umutla milletin gönlünde yeşermeye başlıyor.</p>
<p>İstanbul&#8217;da başlayan o yürüyüş sıradan bir belediye hikayesi değil, o gün atılan adım yıllarca bastırılmış bir iradenin, yıllarca ötelenmiş bir özgüvenin, senelerce sesi kısılmış bir milletin yeniden şahlanışıdır. &#8216;Sessiz çoğunluğun sesiyiz&#8217; haykırışıdır.”</p>
<p>&#8220;BU MİLLETE HİÇBİR SİNSİ HESAP KURULAMAZ&#8221;</p>
<p class="text">AK Parti&#8217;nin 2002 yılında milletin engin öngörüsüyle iktidara, akabinde Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın göreve geldiğini aktaran Gürlek, şöyle konuştu:</p>
<p><em>&#8220;Bu cesaret ve gönül mücadelesi, bu millet aşkı birçok evde, birçok ailede, birçok bireyde gözyaşının umutlara karıştığı o kutlu millet iradesinin var olma savaşıdır. Tehditler hiç bitmemiştir ve bitmeyecektir. Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın &#8216;Biz bu yola kefenimizle çıktık.&#8217; sözü öyle klişe bir siyasi cümle değildir.&#8221;</em></p>
<p class="text">Gürlek, 27 Nisan &#8216;e-muhtırası&#8217;, Gezi Parkı olayları ve 15 Temmuz darbe girişimine de değinerek<em><b> &#8220;Artık bu ülkede herkes şunu çok iyi bilmektedir. Bu millete hiçbir sinsi hesap kurulamaz. Bu milletin rızası hilafına hiçbir düzen inşa edilemez.&#8221; </b></em>dedi.</p>
<p>&#8220;TÜRKİYE&#8217;NİN KADERİ, VESAYETİN KALINTILARINI BU ÜLKEDEN SÜRDÜRMEKLE DEĞİŞTİ&#8221;</p>
<p class="text">Gençlere seslenerek <em><b>&#8220;Siyasette muktedir olamıyorsanız ideallerinizi yansıtmanız mümkün değildir.&#8221; </b></em>diyen Gürlek, <em><b>&#8220;Türkiye&#8217;nin kaderi, vesayet sistemimizin kalıntılarını bu ülkeden süpürüp atmakla değişti. Türkiye&#8217;nin kaderini değiştirmek aslında dünyanın ve bölgenin kaderini değiştirmekle aynı anlama gelmektedir.&#8221;</b></em> ifadelerini kullandı.</p>
<p class="text">Bakan Gürlek, Türkiye&#8217;nin yeni oyun düzeninde hak ettiği yere ulaşmak için en hızlı şekilde hareket ettiğinin altını çizerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>
<p><b>&#8220;Türkiye emir alan değil emir veren, kurulu oyun düzeninde pasif bir aktör değil kendi milli çıkarları için oyun kuran, içine kapanık halinden çıkarak dünyanın her yerinde konulara müdahale edebilen, fikren ve fiziken güçlü bir konuma gelmiştir.&#8221;</b></p>
<p class="text">Gazze&#8217;deki ve Türkiye&#8217;nin yakın coğrafyasındaki zulüm düzeninin, <em><b>&#8220;Güçlü olmayanın adaleti olmaz.&#8221; </b></em>hususunu gösterdiğini ifade eden Gürlek, şunları söyledi:</p>
<p><b>&#8220;Sözde en demokratik ülke olmakla ahkam kesen merkezlerin, çıkarları uğruna insanlık değerlerini ne kadar alaşağı ettiklerine maalesef şahit oluyoruz. Uluslararası kuruluşların insanlık onuruna yapılan saldırılara karşı verdikleri sınavlarda ne kadar başarısız olduklarını görüyoruz.&#8221; </b></p>
<p class="text">Gürlek, ülkelerin siyaset mekanizmalarının lider üretme sıkıntısı yaşamasının, bugün dünyada konuşulan en önemli sorunlarından biri olduğuna işaret ederek, Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın siyaset ve devlet adamlığının Türkiye&#8217;nin bu süreçte en büyük şansı olduğunu söyledi.</p>
<p class="text">Yıllarca bürokrat olarak hizmet ettiği Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ne bugün Adalet Bakanı olarak hizmet etmenin sorumluluğunu taşıdığını dile getiren Gürlek, şu sözleri kullandı:</p>
<p><b>&#8220;Adalet Bakanı olarak misyonumuz hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve erişebilir bir adalet sistemini tesis etmek, vatandaşlarımızın hak arama özgürlüğünü en güçlü şekilde teminat altına almaktır.&#8221;</b></p>
<p class="text">Gürlek, gelecek dönemde yarının Türkiye&#8217;sini şekillendirecek meselelere ilişkin iki büyük hedefi olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p><b>&#8220;Birincisi terörden arındırılmış, güvenli ve huzurlu bir Türkiye idealidir. Terör sadece bir ülkenin canına kasteden bir tehdit değildir, aynı zamanda demokrasiyi zayıflatan, kalkınmayı sekteye uğratan, hukuk vesayetini baskı altına almayı hedefleyen ve siyasi hayatımız üzerinde kurulacak vesayetlere zemin hazırlayan çok büyük bir tehdittir.&#8221;</b></p>
<p class="text">MTTB&#8217;nin sadece söz üretmeyip aynı zamanda istikamet tayin ettiğini belirten Gürlek, şöyle devam etti:</p>
<p><b>&#8220;Bu çatı altında yetişen kadrolar Türkiye&#8217;nin kaderine yön vermiştir ve o kadroların en müstesna temsilcilerinden biri de aramızda bulunan Sayın İsmail Kahramandır. Kendisine sadece bir siyaset büyüğü olarak değil, bir istikamet ve bir dava hafızası olarak hürmetlerimi arz ediyorum.&#8221;</b></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://aybuketurkhaber.com/1982-anayasasi-tartismasi-gurlekten-sivil-anayasa-vurgusu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özgür Özel’den Dünya Gündemine Damga Vuran Türkiye Analizi</title>
		<link>https://aybuketurkhaber.com/ozgur-ozelden-dunya-gundemine-damga-vuran-turkiye-analizi/</link>
					<comments>https://aybuketurkhaber.com/ozgur-ozelden-dunya-gundemine-damga-vuran-turkiye-analizi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2026 20:18:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[2024 yerel seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[basın özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[demokratik gerileme]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem İmamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Foreign Affairs]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Journal of Democracy]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye demokrasi tartışması]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye demokrasisi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye gündemi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası dergiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aybuketurkhaber.com/?p=54091</guid>

					<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, uluslararası kamuoyuna yönelik kaleme aldığı yazısında Türkiye’de son yıllarda yaşanan demokratik gerilemeye dikkat çekti. ABD merkezli saygın yayınlardan Journal of Democracy’de yayımlanan makalesinde Özel, ülkenin özellikle 2013 yılından bu yana demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri açısından ciddi bir sınav verdiğini savundu. Yazısında, Türkiye’de elde edilecek bir demokratik kazanımın yalnızca ülke &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, uluslararası kamuoyuna yönelik kaleme aldığı yazısında Türkiye’de son yıllarda yaşanan demokratik gerilemeye dikkat çekti. ABD merkezli saygın yayınlardan Journal of Democracy’de yayımlanan makalesinde Özel, ülkenin özellikle 2013 yılından bu yana demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri açısından ciddi bir sınav verdiğini savundu. Yazısında, Türkiye’de elde edilecek bir demokratik kazanımın yalnızca ülke için değil, küresel ölçekte de önemli sonuçlar doğuracağını vurguladı.</p>
<p>Özel’in bu çıkışı, daha önce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Foreign Affairs dergisinde yayımlanan makalesini hatırlattı. İmamoğlu da söz konusu yazısında Türkiye’de demokratik bir yeniden yapılanmanın hem ülke hem de dünya açısından yeni fırsatlar yaratabileceğini dile getirmişti. Bu iki ismin uluslararası yayınlarda Türkiye’deki siyasi gelişmelere ilişkin görüşlerini paylaşması, muhalefetin mesajlarını küresel kamuoyuna taşıma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Özgür Özel, makalesinde Türkiye’nin demokrasi mücadelesini tarihsel bir çerçevede ele alarak, ülkenin uzun süredir devam eden bir gerileme süreci yaşadığını ifade etti. Ona göre, özellikle son on yılda demokratik kurumların işleyişinde zayıflama gözlemleniyor. Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk dönemlerinde geniş halk desteğiyle iktidara geldiğini ve ekonomik ile siyasi reformlar vadettiğini hatırlattı. Ancak zaman içinde bu reform çizgisinden uzaklaşıldığını, kurumların bağımsızlığının zedelendiğini ve hukukun üstünlüğünün aşındığını ileri sürdü.</p>
<p>Makalesinde basın özgürlüğü, yargı bağımsızlığı ve siyasi rekabet gibi alanlarda yaşanan sorunlara da değinen Özel, iktidarın zamanla daha merkeziyetçi ve baskıcı bir yapıya yöneldiğini iddia etti. Halk desteğinin azalmasının, yönetim tarzında sertleşmeye yol açtığını savunan Özel, bu durumun demokratik yollarla iktidarın sürdürülmesine dair inancın zayıflamasıyla bağlantılı olduğunu öne sürdü.</p>
<p>2024 yerel seçimlerine de değinen Özel, CHP’nin elde ettiği başarıların partiyi “demokratik değişimin güçlü bir temsilcisi” haline getirdiğini ifade etti. Bu sonuçların, toplumda değişim talebinin arttığını gösterdiğini belirtti. Özel’e göre, seçmen davranışındaki bu değişim Türkiye’de yeni bir siyasi dönemin habercisi olabilir.</p>
<p>Bununla birlikte, 2025 yılı itibarıyla muhalefete yönelik baskıların arttığını dile getiren Özel, bazı siyasetçilerin tutuklandığını ve siyasi alanın daraldığını savundu. Bu süreçte yaşanan gelişmelerin, Türkiye’de demokrasi tartışmalarını daha da yoğunlaştırdığını belirtti.</p>
<p>Toplumsal tepkilere de geniş yer ayıran Özel, son dönemde farklı şehirlerde düzenlenen kitlesel gösterilere dikkat çekti. Ona göre, toplumun farklı kesimlerinden vatandaşlar demokrasi ve adalet talepleri etrafında bir araya geliyor. Bu protestoların yalnızca belirli bir grubu değil, toplumun geniş bir kesimini temsil ettiğini ifade etti.</p>
<p>Özel, bu hareketi “demokrasi bekçileri” olarak tanımladığı geniş bir toplumsal tabana dayandırdı. Gençler, kadınlar, çalışanlar ve farklı siyasi görüşlerden bireylerin ortak bir zeminde buluştuğunu belirten Özel, bu kitlenin marjinal değil, aksine çoğunluğu temsil ettiğini iddia etti. Anket sonuçlarının da bu görüşü desteklediğini öne sürdü.</p>
<p>Makalesinin sonunda Türkiye’deki demokratik mücadelenin yalnızca ulusal bir mesele olmadığını vurgulayan Özel, bu sürecin küresel etkilerine dikkat çekti. Türkiye’nin jeopolitik konumu ve uluslararası ilişkilerdeki rolü nedeniyle, ülkede yaşanacak bir demokratik dönüşümün dünya genelinde yankı bulacağını ifade etti.</p>
<p>Özel’in yazısı, Türkiye’deki siyasi tartışmaların uluslararası platformlara taşınmasının son örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Hem iktidar hem de muhalefet cephesinde farklı yorumlara neden olan bu tür açıklamalar, Türkiye’nin demokrasi gündeminin küresel ölçekte de yakından takip edildiğini gösteriyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://aybuketurkhaber.com/ozgur-ozelden-dunya-gundemine-damga-vuran-turkiye-analizi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erdoğan: Avrupa’da artan İslam karşıtlığı ve yabancı düşmanlığına dikkat çekti</title>
		<link>https://aybuketurkhaber.com/erdogan-avrupada-artan-islam-karsitligi-ve-yabanci-dusmanligina-dikkat-cekti/</link>
					<comments>https://aybuketurkhaber.com/erdogan-avrupada-artan-islam-karsitligi-ve-yabanci-dusmanligina-dikkat-cekti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 22:57:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Başbakanı Friedrich Merz]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa’da İslam karşıtlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze insani yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk devleti]]></category>
		<category><![CDATA[İBB yolsuzluk iddiaları]]></category>
		<category><![CDATA[Ortak basın toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma sanayi iş birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye barış ve kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[Terörle mücadele iş birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Ticaret hacmi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk-Alman ekonomik ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna-Rusya savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancı düşmanlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aybuketurkhaber.com/?p=49657</guid>

					<description><![CDATA[Ortak basın toplantısında Alman bir gazetecinin &#8216;İBB&#8217; sorusuna yanıt veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, &#8220;Herhalde kim hangi makamda olursa olsun, bir hukuk devletinde hukuku ayaklar altına alamazsınız. Bütün bunlar olurken eli kolu bağlı olarak herhalde bir devlet bunu takip edemez&#8221; çıkışında bulundu. Yoğun mesaisi süren Cumhurbaşkanı Erdoğan, son olarak Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#8217;nde bir araya &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ortak basın toplantısında Alman bir gazetecinin &#8216;İBB&#8217; sorusuna yanıt veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, &#8220;Herhalde kim hangi makamda olursa olsun, bir hukuk devletinde hukuku ayaklar altına alamazsınız. Bütün bunlar olurken eli kolu bağlı olarak herhalde bir devlet bunu takip edemez&#8221; çıkışında bulundu.<br />
Yoğun mesaisi süren Cumhurbaşkanı Erdoğan, son olarak Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#8217;nde bir araya geldi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, görüşme sonrası Merz ile ortak basın açıklaması gerçekleştirdi.</p>
<p>Konuşmasında Almanya ile yakın işbirliği değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortak basın açıklamasının ardından, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.</p>
<p>Bu sırada, Alman bir gazetecinin yönelttiği &#8216;İBB&#8217; sorusu dikkat çekti&#8230;</p>
<p>&#8220;Bir hukuk devletinde hukuku ayaklar altına alamazsınız&#8221; diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın konuya ilişkin açıklamaları şöyle:</p>
<p>İkinci, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilgili bir sorunuz oldu. Herhalde kim hangi makamda olursa olsun, bir hukuk devletinde hukuku ayaklar altına alamazsınız. Hangi makamda olursanız olun eğer hukuku ayaklar altına alırsanız, yargı devletinde yargı makamları ne gerekiyorsa onu yapmak zorundadır. Eğer yapmazlarsa bu defa yolsuzluk, hırsızlık, her tür yanlış alır başını gider.</p>
<p>Nitekim İstanbul&#8217;daki süreç böyle işlemiştir ve şu anda da bu süreci yargı kendisine terettüp ettiği şekilde işletmektedir ve gereğini de yapmaktadır.</p>
<p>Örneğin son dönemde mesela bir hakemler olayı çıkmıştır ve bu hakemler olayında da yine futbol sahalarında neler oluyor ve bütün bunlar olurken eli kolu bağlı olarak herhalde bir devlet bunu takip edemez. Ne gerekiyorsa yapması lazım ve şu anda da bu yapılmıştır ve vatandaş tribünlerdeki bu gelişmeyi görünce şimdi çok da mutlu olmaktadır. Neler oluyor, neler demeye başlamıştır.</p>
<p>AVRUPA&#8217;DA İSLAM KARŞITLIĞINDA YAŞANAN ARTIŞA DİKKAT ÇEKTİ</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın ortak basın toplantısında yaptığı açıklamalarından satır başları ise şöyle:</p>
<p>Değerli dostumla görüşmede Türk toplumunun ortak değerimiz ve zenginliğimiz olduğunu bir kez daha teyit ettik.</p>
<p>Bu arada, yıllar geçtikçe Avrupa&#8217;da artış bir türlü engellenemeyen, yer yer ırkçılığa varan yabancı düşmanlığı ve İslam&#8217;a karşıtlığıyla mücadeleye atfettiğimiz ehemmiyeti vurguladım. Yurt dışındaki kardeşlerimizin kültürlerini, kimliklerini ve kadim değerlerini muhafaza ederek bunların bütünleşmesini hep destekledik. Bundan sonra da destekleyeceğiz.</p>
<p>Kıymetli basın mensupları Türkiye ile Almanya arasında müstesna ekonomik ve ticari ilişkiler ise olumlu seyrini sürdürüyor. Almanya, Türkiye’nin Avrupa’daki en büyük ticaret ortağıdır. 50 milyar dolara ulaşan ticaret hacmimizi yakın vadede 60 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Bu minvalde, gerek ticaretimizi gerek müşterek yatırımları bir üst seviyeye taşıyacak savunma iş birliği konusunu Sayın Şansölye ile değerlendirdik.</p>
<p>Avrupa’da değişen güvenlik koşulları ışığında, savunma sanayi ürünlerinin tedarikinde geçmişte yaşanan sıkıntıları geride bırakarak ortak projelere odaklanmamız gerekiyor. Eurofighter uçaklarının temin süreci gibi Almanya’nın son dönemde bu alanda attığı olumlu adımları memnuniyetle karşılıyoruz.</p>
<p>Türkiye’nin savunma sanayi alanında yakaladığı ivme dikkate alındığında, Almanya ile çok geniş iş birliği imkânlarına sahip olduğumuz görülüyor. Kazan-kazan anlayışı temelinde bu iş birliğini daha da güçlendirebiliriz.</p>
<p>Değerli arkadaşlar, bugün ayrıca terörle mücadeledeki beklentilerimizi de değerli dostumla paylaştım. Almanya’nın, kamu güvenliği bakımından da ciddi tehdit teşkil eden terör örgütleriyle ortak mücadelenin önemine dikkat çektim.</p>
<p>Bölgesel ve küresel meselelerde de fikir alışverişinde bulunduk. Türkiye olarak Gazze’deki soykırımı ilk günden itibaren uluslararası gündeme taşıdık. Ateşkesin sağlanması ve insani yardımların bölgeye ulaştırılması için yoğun çaba gösterdik.</p>
<p>Bu mezalimin yeniden yaşanmaması ve bölgede kalıcı barışın anahtarı olan iki devletli çözüme dair görüşlerimizi kendilerine aktardık. Evvela, bölgeye yardımların kesintisiz ulaştırılması gibi, yeniden yapılanma sürecinde de herkesin taşın altına elini koyması gerektiğini ifade ettim.</p>
<p>Sayın Şansölye ile komşumuz Suriye’deki gelişmeleri de ele aldım. Devrimden bu yana geçen 11 ayda, Cumhurbaşkanı Sayın Şara’nın liderliğinde Suriye; kalıcı barış, huzur ve ekonomik kalkınma yolunda ciddi ilerlemeler kaydetti. Yaptırımların kalkmasına paralel olarak bu sürecin daha da hızlanacağı inancındayız. Ülkenin toprak bütünlüğü ve birliğinin muhafazası suretiyle Suriye halkının tüm fertlerinin refah ve esenliği bizim için öncelikli hedeftir.</p>
<p>Bu noktada, 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanmasına büyük önem atfediyoruz. Bu yönde verilen mesajları dikkatle takip ediyoruz. Almanya’nın da Suriye konusunda bizimle eşgüdüm içinde çalışmaya atfettiği önemin farkındayız.</p>
<p>Ukrayna-Rusya savaşı konusunda da görüş alışverişinde bulunduk. Savaşın adil ve kalıcı şekilde çözümü için diplomatik çabaların sürdürülmesini önemli görüyoruz.</p>
<p>Değerli basın mensupları, güçlü temellere ve çok katmanlı ilişki ağına sahip Türk-Alman iş birliğinin, Avrupa’nın ve mücavir coğrafyalarımızın güvenliği için vazgeçilmez olduğunu bugün bir kez daha teyit etmiş olduk. Bu anlayışla, Almanya ile yakın iş birliği içinde çalışmayı önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz.</p>
<p>Sözlerimin sonunda, değerli dostum Şansölye Merz ve heyetine ziyaretleri için tekrar teşekkür ediyor, toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://aybuketurkhaber.com/erdogan-avrupada-artan-islam-karsitligi-ve-yabanci-dusmanligina-dikkat-cekti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu milletin ruhu Hacıbektaş’tadır, fitneye yer yok!</title>
		<link>https://aybuketurkhaber.com/bu-milletin-ruhu-hacibektastadir-fitneye-yer-yok/</link>
					<comments>https://aybuketurkhaber.com/bu-milletin-ruhu-hacibektastadir-fitneye-yer-yok/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Oct 2025 08:36:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasal eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrıştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Dış mihraklar]]></category>
		<category><![CDATA[Fitne]]></category>
		<category><![CDATA[Gladyo]]></category>
		<category><![CDATA[Gönül köprüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk devleti]]></category>
		<category><![CDATA[İnanç özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[İtibarsızlaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Karanlık akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Kucaklaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Manevi miras]]></category>
		<category><![CDATA[Manipülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Milli ruh]]></category>
		<category><![CDATA[Ortak değerler]]></category>
		<category><![CDATA[Ortak hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[Provokasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Türk milleti]]></category>
		<category><![CDATA[Yıkıcı dil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aybuketurkhaber.com/?p=49085</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Hacıbektaş’ta Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından arsası hibe edilen, halkın desteğiyle yükseltilen ve &#8220;Hacıbektaş Horasan Erenleri Cemevi Külliyesi&#8221; adı verilen bu tarihi eser, milletimizin bin yıllık kardeşliğinin mühürlerinden biridir. Bu külliye bir açılım değil; geçmişin değerlerini geleceğe taşıyan bir milli zenginlik, bir birlik ve beraberlik anıtıdır. Ancak ne yazık &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>Hacıbektaş’ta Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından arsası hibe edilen, halkın desteğiyle yükseltilen ve <strong><em>&#8220;Hacıbektaş Horasan Erenleri Cemevi Külliyesi&#8221; </em></strong>adı verilen bu tarihi eser, milletimizin bin yıllık kardeşliğinin mühürlerinden biridir. Bu külliye bir açılım değil; geçmişin değerlerini geleceğe taşıyan bir <strong data-start="704" data-end="723">milli zenginlik</strong>, bir <strong data-start="729" data-end="763">birlik ve beraberlik anıtıdır.</strong> Ancak ne yazık ki bazı Alevi dernekleri tarafından bu anlamlı esere yönelik yapılan açıklamalar, toplumsal barışı değil, ayrışmayı körükleme çabasına dönüşmüştür. Açılışa saatler kala yapılan bu red açıklamaları, ne toplumu temsil eder ne de vicdanları.</p>
<p data-start="1019" data-end="1433">Bu külliye bir <strong data-start="1034" data-end="1057">asimilasyon projesi</strong> değil, tam aksine Alevi-Bektaşi geleneğinin bu topraklara kattığı değerleri yaşatma ve görünür kılma projesidir. Kimse Alevi inancına el uzatmıyor; tam aksine bu inanca duyulan saygı somut bir yapıya bürünüyor. Bugün bu kutsal çabayı <strong><em>&#8220;dizayn&#8221;, &#8220;asimilasyon&#8221;, &#8220;plan&#8221;</em></strong> diyerek itibarsızlaştırmak isteyenler, ya maksadını aşmakta ya da emperyal akılların oyununa alet olmaktadırlar.</p>
<p data-start="1435" data-end="1724">MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin bu esere katkısı, <strong><em>“Terörsüz Türkiye”</em></strong> idealinin bir uzantısıdır. Bu yapının temelinde kardeşlik, birlik, kucaklaşma vardır. Bunu yok saymak, Alevi toplumu adına konuşmak ve herkesi aynı düşüncede görmek, en hafif tabirle <strong data-start="1685" data-end="1724">bölücülüğün bir başka versiyonudur.</strong></p>
<p data-start="1726" data-end="2101">Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Her birey anayasa önünde eşittir. Her inanç değerlidir. Ancak her dernek kendi üyeleri kadar söz sahibidir. Ve unutulmamalıdır ki, her üye dernek başkanının her sözüne katılmak zorunda değildir. Alevi toplumunun tamamı bu reddin altına imza atmış gibi göstermek, hem halkın iradesine hem de Alevi toplumunun çeşitliliğine hakarettir.</p>
<p data-start="2103" data-end="2528">Bu toprakların ruhunu anlamak için Osmanlı’nın Yeniçeri Ocağı’na bakmak yeterlidir. Horasan Erenleri, Hacı Bektaş-ı Veli, Ahmet Yesevi yolunun yolcuları bu milletin omurgasını oluşturmuştur. Yeniçeri ocağı, bu erenlerin manevi nefesiyle kurulmuştur. Yani Alevilik bu milletin özüdür, asli unsurudur. Bugün bazı çevrelerin Aleviliği ayrıştırmak için kullandığı dil, Alevi toplumunu tanımamak değil; onları araçsallaştırmaktır.</p>
<p data-start="2530" data-end="2897">Madımak, Çorum, Maraş olayları MHP’nin değil, karanlık dış odakların, yani <strong data-start="2605" data-end="2619">Gladyo’nun</strong> işidir. O dönemlerde ülkücülerle solcuları, Alevilerle Sünnileri birbirine kırdırmak isteyen o karanlık akıl, bugün aynı oyunu farklı maskelerle sahneye koymak istiyor. Bu akıl, Papa’ya suikast yaptıracak kadar organize; Türk milletini içeriden bölmek isteyecek kadar sinsidir.</p>
<p data-start="2899" data-end="3126">Kardeşi kardeşe düşman etmek isteyen bu akla karşı tek silahımız: <strong data-start="2965" data-end="2985">Milli birliktir.</strong> Alevi toplumu özbeöz Türk’tür. Bu milletin taşı, toprağı, canı, yüreğidir. Onları dışlamak değil; kucaklamak, bu milletin şanlı geleneğidir.</p>
<p data-start="3128" data-end="3446">Bugün yapılmak istenen şey bir <strong><em>“açılım”</em></strong> değil, <strong data-start="3175" data-end="3193">bir sahiplenme</strong>, bir <strong data-start="3199" data-end="3220">gönül köprüsüdür.</strong> Bu külliye, Türkiye’de Alevi-Sünni kardeşliğinin bir nişanesidir. Kardeşliğe sahip çıkmak, hem insani hem milli bir görevdir. Bu yüzden bu reddin arkasındaki oyunları görmek, bu provokasyonun karşısında dimdik durmak gerekir.</p>
<p data-start="3448" data-end="3499"><strong data-start="3448" data-end="3499">Çağrımız, vicdanı olan her Türk vatandaşınadır:</strong></p>
<p data-start="3501" data-end="3809">Bugün bu esere sahip çıkmak, yalnızca bir binaya değil, bin yıllık birlik ve kardeşlik ruhuna sahip çıkmaktır. Alevi kardeşlerimiz bu milletin asli parçalarıdır. Onları emperyal projelere alet etmeye çalışanlara, Türk milletinin birliğiyle cevap verelim. Türk milleti bir bütündür ve hiçbir dış akıl bu bütünlüğü bozamaz.</p>
<p data-start="3811" data-end="3948" data-is-last-node="" data-is-only-node=""><strong data-start="3811" data-end="3852">Hacıbektaş Horasan Erenleri Külliyesi</strong>, Türk milletinin ortak hafızasına kazınacak tarihi bir eserdir. Hepimize hayırlı, uğurlu olsun.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://aybuketurkhaber.com/bu-milletin-ruhu-hacibektastadir-fitneye-yer-yok/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
