<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Savunma sanayi iş birliği &#8211; Aybüke Türk Haber</title>
	<atom:link href="https://aybuketurkhaber.com/tag/savunma-sanayi-is-birligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://aybuketurkhaber.com</link>
	<description>&#34;Habere Bozkutça Bakış&#34;</description>
	<lastBuildDate>Wed, 04 Feb 2026 07:17:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.2</generator>

<image>
	<url>https://aybuketurkhaber.com/wp-content/uploads/2025/12/bozkurt-150x150.png</url>
	<title>Savunma sanayi iş birliği &#8211; Aybüke Türk Haber</title>
	<link>https://aybuketurkhaber.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye ile Suudi Arabistan Arasında Ekonomi ve Güvenlik Vurgusu</title>
		<link>https://aybuketurkhaber.com/turkiye-ile-suudi-arabistan-arasinda-ekonomi-ve-guvenlik-vurgusu/</link>
					<comments>https://aybuketurkhaber.com/turkiye-ile-suudi-arabistan-arasinda-ekonomi-ve-guvenlik-vurgusu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Feb 2026 07:17:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[31 maddelik ortak bildiri]]></category>
		<category><![CDATA[enerji iş birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan Bin Selman görüşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan dış politika]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan Mısır ziyareti]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan Riyad ziyareti]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan Sisi görüşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[Kahire ziyareti]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed bin Selman]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Riyad temasları]]></category>
		<category><![CDATA[Riyad Yemame Sarayı]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma sanayi iş birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Suudi Arabistan ziyareti]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Suudi Yatırım Forumu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Ortadoğu politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Suudi anlaşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Suudi Arabistan ilişkileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aybuketurkhaber.com/?p=52213</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki resmi temaslarda bulundu. Kendisini uğurlamak için eşlik eden Veliaht Prens Muhammed Bin Selman, Erdoğan&#8217;ın elini tutarak yol boyu eşlik etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki resmi temaslarda bulundu. Kendisini uğurlamak için eşlik eden Veliaht Prens Muhammed Bin Selman, Erdoğan&#8217;ın elini tutarak yol boyu eşlik etti.</p>
<p class="text">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile bir araya geldi.</p>
<p class="text">Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel uçak “TUR” ile geldiği Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda resmi törenle karşılandı.</p>
<p class="text">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, görüşmelerin ardından onuruna verilen akşam yemeğine de iştirak etti.</p>
<p class="text">Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından Yemame Sarayı&#8217;nda verilen yemek, basına kapalı düzenlendi.</p>
<p class="text">Yemek sonrası Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;a aracına kadar eşlik etti.</p>
<p class="text">Selman&#8217;ın yol boyunca Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın elini sıkı sıkı tutması ise objektiflere yansıdı.</p>
<p class="text">İki lider araca kadar yürüdükleri yol boyunca da sohbet etti.</p>
<p><strong>İKİ ÜLKEDEN 31 MADDELİK ORTAK BİLDİRİ</strong></p>
<p class="text">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın Suudi Arabistan’a yaptığı resmi ziyareti ardından Türkiye ve Suudi Arabistan tarafından ortak bildiri yayınlandı. İki ülke tarafından ortak yayımlanan 31 maddelik ortak bildiri şöyle:</p>
<p class="text"><b>1)</b> Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ekselansları Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti ile Suudi Arabistan Krallığı liderlerini ve kardeş halklarını bir araya getiren kardeşçe bağlara, seçkin ilişkilere ve köklü tarihi bağlara dayanarak, Miladi 3/02/2026 tarihine tekabül eden Hicri 15/08/1447 tarihinde Suudi Arabistan Krallığı’na resmi bir ziyarette bulunmuştur.</p>
<p class="text"><b>2) </b>Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ekselansları Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Altesleri Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman bin Abdulaziz El Suud ile bir toplantı yapmıştır. Altesleri, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ekselansları Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a Haremeyn-i Şerifeyn’in Hadimi Kral Salman bin Abdulaziz El Suud&#8217;un selamlarını ve Ekselanslarının sağlığı ve esenliğinin devamına ve Türkiye Cumhuriyeti ve kardeş halkının daha da ilerlemesi ve refahına yönelik dileklerini iletmiştir.</p>
<p class="text">Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ekselansları Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Haremeyn-i Şerifeyn’in Hadimi Kral Salman bin Abdulaziz El Suud&#8217;a, selamlarını ve sağlığının ve esenliğinin devamı için içten dileklerini iletmesini Alteslerinden rica etmiştir. İki kardeş ülke arasındaki tarihi ilişkileri ve bu ilişkileri her alanda geliştirmenin yollarını ele aldıkları resmî görüşmelerde bulunmuşlardır.</p>
<p class="text"><b>3) </b>Toplantının başında Türk tarafı, Türkiye Cumhuriyeti’nden gelen hacılar, umreciler ve ziyaretçilerin rahatını sağlamak için iki ülke arasındaki eş güdüm seviyesinden övgüyle bahsederek, Suudi Arabistan Krallığı hükümetinin Haremeyn-i Şerifeyn’e ve ziyaretçilerine hizmet etmek için gösterdiği çabaları takdir etmiştir.</p>
<p class="text"><b>4) </b>Her iki taraf da iki ülke arasında tüm alanlarda iş birliğinin kapsamının genişlemesine katkıda bulunan, Altesleri Veliaht Prens ve Başbakan’ın Miladi 22/06/2022 tarihine tekabül eden Hicri 23/11/1443 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’ne yaptığı ziyaretin ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ekselansları Recep Tayyip Erdoğan’ın Miladi 17/07/2023 tarihine tekabül eden Hicri 29/12/1444 tarihinde Suudi Arabistan Krallığı’na yaptığı ziyaretin olumlu sonuçlarından övgüyle bahsetmiştir.</p>
<p><strong>EKONOMİ, TİCARET VE YATIRIMLAR</strong></p>
<p class="text"><b>5) </b>Her iki Taraf, ekonomi, ticaret ve yatırım sektörlerinde iki ülke arasındaki ekonomik bağların gücünden övgüyle bahsetmiş ve özellikle karşılıklı önceliği olan sektörlerde bu bağların güçlendirilmesinin önemi konusunda mutabık kalmışlardır. Ayrıca, her iki ekonominin karşılıklı yararı için (Suudi 2030 Vizyonu) ve (Türkiye Yüzyılı Vizyonu) ile sunulan yatırım fırsatlarından faydalanılması konusunda mutabık kalmışlardır.</p>
<p class="text">Ticaret hacminin düzeyinden övgüyle bahsetmiş ve petrol dışı ticaret hacmini geliştirmek, kamu ve özel sektör yetkilileri arasında karşılıklı ziyaretleri yoğunlaştırmak ve (Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyi) aracılığıyla her iki ülkede ticaret etkinlikleri düzenlemek için ortak çabaların sürdürülmesinin önemini vurgulamışlardır. Türkiye Cumhuriyeti ile Körfez Arap Ülkeleri İş birliği Konseyi (KİK) ülkeleri arasında Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerinin sonuçlandırılmasının önemini vurgulamışlardır.</p>
<p class="text"><b>6) </b>Her iki taraf, finans, sigortacılık, gayrimenkul, imalat ve hizmet alanlarındaki Suudi yatırımları da dahil olmak üzere karşılıklı yatırımların seviyesini takdir etmiştir. Aynı zamanda her iki taraf; mühendislik, inşaat, gayrimenkul geliştirme ile imalat sanayi gibi çeşitli alanlarda faaliyet gösteren Türk şirketlerinin oynadığı hayati rolü memnuniyetle karşılamışlardır. Suudi tarafı, Türk inşaat ve danışmanlık firmalarının Suudi Arabistan’da gerçekleştirdiği projeleri takdir etmiş, her iki taraf da Krallığın 2030 Vizyonu çerçevesinde daha fazla altyapı ve üstyapı projelerinin hayata geçirilmesi için iş birliğini geliştirmeye hazır olduklarını ifade etmiştir.</p>
<p class="text"><b>7) </b>Her iki taraf ayrıca, 3 Şubat 2026 tarihinde Riyad’da düzenlenen Türk-Suudi Yatırım Forumu’nun olumlu sonuçlarını takdir etmiştir. Forum, her iki ülkeden büyük şirketlerin geniş katılımına sahne olmuş; turizm ve konaklama, inşaat, iletişim ve bilgi teknolojileri ile yaşam bilimleri ve sağlık alanlarında umut vadeden yatırım fırsatlarını ve uzmanlık paylaşımını ortaya koymuştur.</p>
<p><strong>ENERJİ VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ</strong></p>
<p class="text"><b>8) </b>Her iki Taraf, enerji sektöründe, bölgelerinin ve küresel pazarların enerji arzına önemli ölçüde katkı sağlanmasında rollerinin önemini vurgulamıştır. Türk Tarafı, Suudi Arabistan Krallığı’nın küresel petrol piyasalarının güvenilirliğini ve istikrarını, üreticilerin ve tüketicilerin çıkarlarına hizmet edecek ve küresel ekonomik büyümeyi destekleyecek bir şekilde artırmadaki öncü rolünü vurgulamıştır. Her iki Taraf da petrol, petrol türevleri ve petrokimya tedariki alanlarında iş birliğini güçlendirme, petrokimya ve tarımsal besin maddeleri sektörlerindeki yatırım fırsatlarını değerlendirmek için birlikte çalışma ve hidrokarbonların yenilikçi kullanımları konusunda iş birliği yapma konusunda anlaşmışlardır.</p>
<p class="text"><b>9)</b> Her iki Taraf, iki ülkenin yenilenebilir enerji entegrasyonu alanındaki geniş deneyiminden ve Suudi Arabistan&#8217;ın büyük ölçekli enerji yatırımlarından yararlanarak, elektrik ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğini güçlendirme arzularını teyit etmiştir. İki ülke arasındaki elektrik bağlantısı için fizibilite çalışmalarını hızlandırmayı, elektrik ve yenilenebilir enerji teknolojileri ve şebeke otomasyonu, elektrik şebekesi güvenliği ve dayanıklılığı, yenilenebilir enerji projeleri, şebeke bağlantısı, enerji depolama teknolojileri alanlarında uzmanlık teatisinde bulunmayı ve bu projelerin uygulanmasında her iki tarafın şirketlerinin katılımını teşvik etmeyi taahhüt etmişlerdir. Ayrıca, enerji verimliliği ve tasarrufu alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesinin, bu konunun önemine ilişkin farkındalığın artırılmasının ve enerji hizmetleri sektöründe uzmanlık alışverişinin ve bu alanda kapasite geliştirmenin önemini vurgulamışlardır.</p>
<p class="text"><b>10) </b>Taraflar, temiz hidrojen alanında iş birliği fırsatlarını araştırmayı, hidrojenin taşınması ve depolanmasıyla ilgili teknolojiler geliştirmeyi ve temiz hidrojen alanında en iyi uygulamaları hayata geçirmek için uzmanlık ve deneyim alışverişinde bulunmayı memnuniyetle karşılamışlardır. Enerji tedarik zincirlerinin geliştirilmesi ve sürdürülmesi konusunda iş birliğini güçlendirmenin ve her iki ülkedeki şirketler arasında iş birliğini mümkün kılarak yerel kaynaklardan yararlanmanın, böylelikle de daha esnek ve verimli enerji tedarikine katkıda bulunmanın gerekliliği konusunda mutabık kalmışlardır.</p>
<p class="text"><b>11) </b>Her iki Taraf, maden kaynaklarının keşfi, çıkarılması ve işlenmesinde iş birliğini güçlendirme konusunda mutabık kalmışlardır. Ayrıca, küresel enerji dönüşümü için hayati önem taşıyan tedarik zincirlerinin güvenliğini sağlamak amacıyla ve kritik mineraller alanında uluslararası iş birliği ve ortak girişimlerin önemini vurgulamışlardır.</p>
<p class="text"><b>12) </b>Her iki Taraf, iklim değişikliği konularına ilişkin olarak, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) ve Paris Anlaşması ilkelerine bağlı kalmanın önemini ve kaynaklardan ziyade emisyonlara odaklanan iklim anlaşmaları geliştirilmesinin ve uygulamaya geçirilmesinin gerekliliğini vurgulamıştır. Suudi Arabistan Krallığı, iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik uluslararası çabalar çerçevesinde Türkiye&#8217;nin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) başkanlığını ve 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya&#8217;da düzenlenecek 31. Taraflar Konferansı&#8217;na (COP31) ev sahipliği yapmasını memnuniyetle karşılamıştır.</p>
<p class="text">Türk Tarafı, Suudi Arabistan’ın iklim değişikliği alanındaki tutum ve çabalarından övgüyle bahsetmiştir. Ayrıca, emisyonları yönetmek ve iklim değişikliği hedeflerine ulaşmak için diğer azaltım yaklaşımlarının yanı sıra, döngüsel karbon ekonomisini bir araç olarak kullanan politikaları teşvik ederek, döngüsel karbon ekonomisi uygulamalarının geliştirilmesinde ortak iş birliğinin önemini vurgulamışlardır.</p>
<p><strong>TÜRK-SUUDİ KOORDİNASYON KONSEYİ</strong></p>
<p class="text"><b>13) </b>Her iki Taraf, ortak menfaatlerin elde edilmesi ve tüm sektörlerde yeni ufuklara taşınması amacıyla (Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi) çerçevesindeki koordinasyon ve iş birliği düzeyini takdir etmişlerdir. Aşağıdaki alanlarda iş birliği ve ortaklığın güçlendirilmesinin önemini vurgulamışlardır: (1) dijital ekonomi, yapay zeka, yeni teknolojiler ve uzay teknolojileri; (2) ulaştırma, lojistik ve sivil havacılık; (3) hukuk ve adalet; (4) kültür; (5) turizm; (6) spor ve gençlik; (7) bilim ve eğitim alanında iş birliği; (8) medya; (9) çevre, su, tarım ve gıda güvenliği; (10) gümrük; (11) savunma sanayileri, (12) sağlık.</p>
<p><strong>SAVUNMA VE GÜVENLİK</strong></p>
<p class="text"><b>14)</b> Savunma ve güvenlik alanında, her iki Taraf, iki ülke arasında savunma iş birliği alanlarında imzalanan anlaşmaların harekete geçirilmesi gerektiği konusunda mutabık kalmışlardır. Taraflar, her iki ülkenin menfaatlerine hizmet edecek ve bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacak şekilde, çok taraflı iş birliği platformları aracılığıyla da dahil olmak üzere, savunma ilişkilerini güçlendirme ve geliştirme konusundaki arzularını teyit etmişlerdir. Her türlü suçla mücadele, aşırılıkçılık ve terörizm ile bunların finansmanına karşı mücadele, uzmanlık ve eğitim teatisi dahil olmak üzere ortak menfaatlerinin olduğu alanlarında mevcut güvenlik iş birliği ve eş güdümünün artırılmasının ve her iki ülkenin çıkarlarına ve ulusal güvenliğine hizmet edecek şekilde siber güvenlik alanında iş birliğinin güçlendirilmesinin önemini vurgulamışlardır.</p>
<p><strong>ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ</strong></p>
<p class="text"><b>15) </b>Her iki Taraf, uluslararası forum ve örgütler ile çok taraflı mali ve ekonomik kuruluşlarda süregelen iş birliğinin sürdürülmesinin önemini vurgulamış ve Türk tarafı, Suudi Arabistan’ın 2030 yılında (G20 Zirvesi’ne) ev sahipliği yapma isteğine desteğini ifade etmiştir.</p>
<p><strong>ANLAŞMALAR</strong></p>
<p class="text"><b>16)</b> İki Taraf, bu ziyaret sırasında adalet, yenilenebilir enerji, uzayın barışçıl amaçlarla kullanımı ile AR-GE ve inovasyon iş birliği dahil olmak üzere çeşitli alanlarda 4 anlaşma imzalanmasını memnuniyetle karşılamıştır.</p>
<p><strong>BÖLGESEL VE ULUSLARARASI KONULAR</strong></p>
<p class="text"><b>17)</b> Taraflar, uluslararası barış ve güvenliği korumak için eş güdümü sürdürme ve çabaları yoğunlaştırma taahhütlerini yeniden teyit etmişlerdir. Bölgesel ve uluslararası düzeyde, karşılıklı ilgi alanlarına giren konularda görüş alışverişinde bulunmuş ve bu konularda iş birliğini ve ortak koordinasyonu güçlendirme konusundaki kararlılıklarını vurgulamışlardır. Ayrıca, bölgede ve dünyada barış ve istikrarın tesis edilmesine yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceklerini belirtmişlerdir.</p>
<p class="text"><b>18) </b>Taraflar, bölgesel gelişmeler hakkında kapsamlı bir görüş alışverişinde bulunmuş; bölgedeki çatışmalar, gerilimler ve tırmanma riskinin artmasıyla ilgili endişelerini dile getirmiş ve bölgesel iş birliğinin önemini vurgulamışlardır. Bu bağlamda, bölgesel istikrar, barış ve refahı sağlamayı amaçlayan kolektif girişimlere destek verdiklerini teyit etmişlerdir.</p>
<p><strong>FİLİSTİN</strong></p>
<p class="text"><b>19) </b>Filistin’deki son gelişmelere ilişkin olarak, her iki Taraf, Gazze Şeridi’nde kötüleşen insani durum, devam eden İsrail saldırıları ve insani yardımların ve sınır geçişlerinin engellenmesi konusunda derin endişelerini dile getirmiştir. Gazze’de yardım çabalarının yoğunlaştırılması ve çok ihtiyaç duyulan insani yardımın ulaştırılmasını sağlamak için Şerit boyunca tüm geçişlerin engelsiz bir şekilde açılmasının sağlanmasının önemini vurgulamışlardır. Ayrıca, uluslararası toplumun sivillerin korunmasının garanti altına alınması, hayati altyapıyı hedef almaktan kaçınması ve uluslararası hukuka ve uluslararası insani hukuka uymasını sağlamak için İsrail işgal makamlarına baskı uygulaması gerektiğini vurgulamışlardır. Ayrıca, ateşkesin pekiştirilmesi, Gazze’nin işgalinin sona erdirilmesi ve Filistin Ulusal Yönetimi’nin Gazze Şeridine ilişkin sorumluluklarını yeniden üstlenmesinin önünün açılması, en nihayetinde ise işgalin sona erdirilmesi ve uluslararası hukuk ve 2002 Arap Barış Girişimi uyarınca, başkenti Doğu Kudüs olan 1967 sınırları içinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının sağlanmasının gerekliliğini vurgulamışlardır.</p>
<p class="text"><b>20)</b> Her iki Taraf, ülkelerinin, ABD Başkanı Donald Trump’ın önderlik ettiği barış çabalarını desteklemek üzere (Barış Kurulu’na) katılmasını memnuniyetle karşılamıştır. Gazze’de kapsamlı barış planının ikinci aşamasının başlatılmasını ve Gazze Şeridi’nin Yönetimi için Bağımsız Ulusal Komite’nin çalışmalarına başlamasını memnuniyetle karşılamış ve bu konuda gösterilen uluslararası çabaları takdir etmişlerdir. Suudi Tarafı, kardeş Türkiye Cumhuriyeti’nin barış anlaşmasının garantör devletleriyle birlikte yürüttüğü ara buluculuk çabalarını ve elde edilen kazanımları takdir etmiştir. Türk Tarafı, Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler Filistin Sorununun Barışçıl Çözümü ve İki Devletli Çözümün Uygulanmasına İlişkin Yüksek Düzeyli Konferansı&#8217;ndaki eş başkanlık rolünü ve bunun sonucunda Filistin Devleti’nin birbiri ardına uluslararası tanınma elde etmesini takdir etmiştir.</p>
<p class="text"><b>21)</b> Her iki Taraf, Filistin halkına temel hizmetlerin sağlanmasında Birleşmiş Milletler Filistin Mülteciler Yardım ve Çalışma Ajansı’nın (UNRWA) oynadığı önemli ve hayati rolü yeniden teyit etmiştir. İsrail güçlerinin İşgal altındaki Kudüs’te UNRWA binalarını yıkmasını en şiddetli şekilde kınamış ve İsrail işgal makamlarının uluslararası norm ve yasaları ihlal etmesini tamamen reddetmişlerdir. Uluslararası topluma, uluslararası yardım kuruluşlarına yönelik bu uygulamalarla ve suçlarla mücadele çağrısında bulunmuşlardır.</p>
<p class="text"><b>22) </b>Her iki Taraf, İslam İşbirliği Teşkilatı&#8217;nın Filistin davasının savunulmasındaki hayati rolünü tekrar vurgulamış ve Arap-İslam Gazze Temas Grubu&#8217;nun yaptığı çalışmaları takdir etmiştir. Her iki Taraf, Türkiye ile Arap Devletleri Ligi arasındaki diyalog ve iş birliğinin geliştirilmesini teşvik etme konusunda mutabık kalmıştır.</p>
<p><strong>YEMEN</strong></p>
<p class="text"><b>23)</b>Taraflar, Yemen meselesinde, Yemen Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı ve hükümeti tarafından temsil edilen meşru Yemen hükümetine desteklerini teyit etmişlerdir. Yemen’in egemenliğinin, birliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasının önemini vurgulamışlardır. Yemen’i bölmeye veya ülkedeki güvenlik ve istikrarı bozmaya çalışan iç güçleri desteklemeye yönelik her türlü girişime karşı çıkılmasının gerekliliğini vurgulamışlardır. Türk Tarafı, Suudi Arabistan Krallığı’nın Yemen’de oynadığı önemli role ve Yemen Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı’nın krizin çözülmesi ve Yemen’de ulusal uzlaşmanın güçlendirilmesi için tüm güney grupların katılımıyla Riyad’da kapsamlı bir konferans düzenlenmesi talebine yanıt verilmesi de dahil olmak üzere Yemen krizini sona erdirmek için gösterdiği çabalara destek verdiğini ifade etmiştir.</p>
<p><strong>SOMALİ</strong></p>
<p class="text"><b>24)</b> Taraflar, Somali meselesine ilişkin olarak, Somali Federal Cumhuriyeti’nin egemenliği, toprak bütünlüğü ve birliğine olan sarsılmaz desteklerini ve Somali’nin istikrarını, halkının refahını ve kalkınmasını muhafaza etmeye olan bağlılıklarını teyit etmişlerdir. İsrail işgal makamları ile Somali Federal Cumhuriyeti’nin bir parçası olarak gördükleri sözde <b><em>&#8220;Somaliland&#8221; </em></b>bölgesi arasında karşılıklı tanıma beyanını, uluslararası hukuku ihlal eden ve bölgedeki gerilimi tırmandıran tek taraflı ayrılıkçı eylemleri pekiştirdiği için reddetmişlerdir. Ayrıca, Somali’nin birliğini zedeleyen paralel yapıları dayatma girişimlerini de reddettiklerini ifade etmişlerdir.</p>
<p><strong>SUDAN</strong></p>
<p class="text"><b>25) </b>Taraflar, Sudan meselesine ilişkin olarak, Sudan’ın birliğini ve güvenliğini, istikrarını ve egemenliğini korumaya yönelik kararlı tutumlarını teyit etmişlerdir. Meşru Sudan devlet kurumları kapsamı dışında kalan herhangi bir gayrimeşru veya paralel yapı oluşumunu reddetmişlerdir. Ayrıca, Sudan’ın ihtilafların ve yasa dışı faaliyetlerin sahnesi haline gelmesinin ve ülkeye yabancı menşeli silahların yasa dışı şekilde girişinin önlenmesinin önemini vurgulamışlardır. (Uluslararası İnsani Hukuk) ve 11 Mayıs 2023 tarihinde imzalanan (Cidde Deklarasyonu) uyarınca, sivillerin korunmasına uyulmasının yanı sıra, Sudan’ın tüm bölgelerine insani yardım ve yardım malzemelerinin ulaştırılmasının kolaylaştırılmasının gerekliliğini de vurgulamışlardır. Sudan devlet kurumlarının korunmasının ve Sudan halkına karşı suç işleyen aşırılıkçı gruplar ve oluşumları içermeyen bir sivil hükümetin kurulması yoluyla Sudanlıların önderliğinde bir siyasi sürecin başlatılmasının önemini vurgulamışlardır.</p>
<p class="text"><b>26) </b>Türk Tarafı, Sudan’da barışı sağlamak, savaşı sona erdirmek, ülkenin birliğini, güvenliğini ve istikrarını korumak ile aynı zamanda Sudan halkının acılarını hafifletmek için Krallığın gösterdiği çabaları takdir etmiştir. Suudi Tarafı, Türkiye&#8217;nin Sudan&#8217;daki insani krize yanıt vermek için sürdürdüğü insani yardım faaliyetleri ve çabalarına yönelik takdirlerini dile getirmiştir.</p>
<p class="text"><b>27)</b> Taraflar, Sudan Silahlı Kuvvetleri’nin Çad ile Adré sınır kapısının daha uzun süre açık olması ve Kassala, Dongola ve El Ubeyd’deki havaalanları ile Kadugli sınır kapısını insani yardımın ulaştırılması için yeniden açma kararını memnuniyetle karşılamışlardır.</p>
<p><strong>SURİYE</strong></p>
<p class="text"><b>28) </b>Taraflar, Suriye konusunda, kardeş Suriye hükümetinin çabalarını ve Suriye’nin güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü korumak için attığı sorumlu adımları ve aldığı önlemleri takdir etmişlerdir. Ayrıca, Suriye hükümetini desteklemeye ve uygulanan yaptırımları kaldırmaya yönelik olarak uluslararası toplumun çabalarını takdir etmişlerdir. 30 Ocak tarihinde açıklanan ateşkes ve entegrasyon anlaşmasının uygulanmasını desteklemiş ve Suriye Hükümeti’nin Suriye’nin ve tüm bölgenin istikrarını tehdit eden terörist örgütleri engellemek ve sivil barışı teşvik etmek için yapılan çabalarını tam olarak desteklediklerini teyit etmişlerdir. Ayrıca, Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumayı ve Suriye halkının kalkınma ve refah arzularını yerine getirmeyi onaylamışlardır. İsrail işgal makamlarının Suriye topraklarına ve egemenliğine karşı gerçekleştirdiği tekrarlı ihlalleri ve tecavüzleri kınadıklarını yinelemişlerdir. Bu ihlaller ve tecavüzler, uluslararası hukuku açıkça ihlal etmekte, bölgesel güvenlik ve istikrarı tehdit etmekte ve şiddet ve aşırıcılığın artmasına elverişli bir ortam oluşturmaktadır. İsrail’in İşgal altındaki tüm Suriye topraklarından derhal çekilmesi konusundaki çağrılarını yinelemişlerdir.</p>
<p><strong>RUSYA &#8211; UKRAYNA KRİZİ</strong></p>
<p class="text">29) Rusya-Ukrayna krizi konusunda, her iki Taraf bölgede ve ötesinde kalıcı barış, istikrar ve refahı sağlayacak, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı’na uygun kapsamlı bir müzakereye dayalı çözüme yönelik güçlü desteklerini teyit etmişlerdir.</p>
<p><strong>SONUÇ</strong></p>
<p class="text"><b>30)</b> Ziyaretin sonunda, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ekselansları Recep Tayyip Erdoğan, kendisine ve beraberindeki heyete gösterilen sıcak karşılama ve cömert misafirperverlik için Haremeyn-i Şerifeyn’in Hadimi Kral Salman bin Abdulaziz El Suud&#8217;a ve Altesleri Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Salman bin Abdulaziz El Suud’a şükran ve takdirlerini sunmuştur. Altesleri Veliaht Prens Muhammed bin Salman bin Abdulaziz El Suud, Ekselanslarına sağlık ve esenlik, kardeş Türk halkına ise terakki ve refah dileklerini iletmiştir.</p>
<p class="text"><b>31) </b>Ekselansları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haremeyn-i Şerifeyn’in Hadimi Kral Selman bin Abdulaziz Al Saud ve Altesleri Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman bin Abdulaziz Al Saud&#8217;u Türkiye&#8217;de ağırlamak için samimi arzusunu ifade etmiştir.&#8221;</p>
<p><strong>ERDOĞAN&#8217;IN İKİNCİ DURAĞI MISIR</strong></p>
<p class="text">Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Riyad temaslarında; Emine Erdoğan’ın yanı sıra Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve çok sayıda bakan ile üst düzey yetkili eşlik etti.</p>
<p class="text">Erdoğan’ın, Riyad temaslarının ardından 4 Şubat 2026’da Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi’nin daveti üzerine Kahire’ye geçmesi planlanıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://aybuketurkhaber.com/turkiye-ile-suudi-arabistan-arasinda-ekonomi-ve-guvenlik-vurgusu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erdoğan: Avrupa’da artan İslam karşıtlığı ve yabancı düşmanlığına dikkat çekti</title>
		<link>https://aybuketurkhaber.com/erdogan-avrupada-artan-islam-karsitligi-ve-yabanci-dusmanligina-dikkat-cekti/</link>
					<comments>https://aybuketurkhaber.com/erdogan-avrupada-artan-islam-karsitligi-ve-yabanci-dusmanligina-dikkat-cekti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 22:57:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Başbakanı Friedrich Merz]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa’da İslam karşıtlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze insani yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk devleti]]></category>
		<category><![CDATA[İBB yolsuzluk iddiaları]]></category>
		<category><![CDATA[Ortak basın toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma sanayi iş birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye barış ve kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[Terörle mücadele iş birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Ticaret hacmi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk-Alman ekonomik ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna-Rusya savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancı düşmanlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aybuketurkhaber.com/?p=49657</guid>

					<description><![CDATA[Ortak basın toplantısında Alman bir gazetecinin &#8216;İBB&#8217; sorusuna yanıt veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, &#8220;Herhalde kim hangi makamda olursa olsun, bir hukuk devletinde hukuku ayaklar altına alamazsınız. Bütün bunlar olurken eli kolu bağlı olarak herhalde bir devlet bunu takip edemez&#8221; çıkışında bulundu. Yoğun mesaisi süren Cumhurbaşkanı Erdoğan, son olarak Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#8217;nde bir araya &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ortak basın toplantısında Alman bir gazetecinin &#8216;İBB&#8217; sorusuna yanıt veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, &#8220;Herhalde kim hangi makamda olursa olsun, bir hukuk devletinde hukuku ayaklar altına alamazsınız. Bütün bunlar olurken eli kolu bağlı olarak herhalde bir devlet bunu takip edemez&#8221; çıkışında bulundu.<br />
Yoğun mesaisi süren Cumhurbaşkanı Erdoğan, son olarak Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#8217;nde bir araya geldi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, görüşme sonrası Merz ile ortak basın açıklaması gerçekleştirdi.</p>
<p>Konuşmasında Almanya ile yakın işbirliği değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortak basın açıklamasının ardından, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.</p>
<p>Bu sırada, Alman bir gazetecinin yönelttiği &#8216;İBB&#8217; sorusu dikkat çekti&#8230;</p>
<p>&#8220;Bir hukuk devletinde hukuku ayaklar altına alamazsınız&#8221; diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın konuya ilişkin açıklamaları şöyle:</p>
<p>İkinci, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilgili bir sorunuz oldu. Herhalde kim hangi makamda olursa olsun, bir hukuk devletinde hukuku ayaklar altına alamazsınız. Hangi makamda olursanız olun eğer hukuku ayaklar altına alırsanız, yargı devletinde yargı makamları ne gerekiyorsa onu yapmak zorundadır. Eğer yapmazlarsa bu defa yolsuzluk, hırsızlık, her tür yanlış alır başını gider.</p>
<p>Nitekim İstanbul&#8217;daki süreç böyle işlemiştir ve şu anda da bu süreci yargı kendisine terettüp ettiği şekilde işletmektedir ve gereğini de yapmaktadır.</p>
<p>Örneğin son dönemde mesela bir hakemler olayı çıkmıştır ve bu hakemler olayında da yine futbol sahalarında neler oluyor ve bütün bunlar olurken eli kolu bağlı olarak herhalde bir devlet bunu takip edemez. Ne gerekiyorsa yapması lazım ve şu anda da bu yapılmıştır ve vatandaş tribünlerdeki bu gelişmeyi görünce şimdi çok da mutlu olmaktadır. Neler oluyor, neler demeye başlamıştır.</p>
<p>AVRUPA&#8217;DA İSLAM KARŞITLIĞINDA YAŞANAN ARTIŞA DİKKAT ÇEKTİ</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın ortak basın toplantısında yaptığı açıklamalarından satır başları ise şöyle:</p>
<p>Değerli dostumla görüşmede Türk toplumunun ortak değerimiz ve zenginliğimiz olduğunu bir kez daha teyit ettik.</p>
<p>Bu arada, yıllar geçtikçe Avrupa&#8217;da artış bir türlü engellenemeyen, yer yer ırkçılığa varan yabancı düşmanlığı ve İslam&#8217;a karşıtlığıyla mücadeleye atfettiğimiz ehemmiyeti vurguladım. Yurt dışındaki kardeşlerimizin kültürlerini, kimliklerini ve kadim değerlerini muhafaza ederek bunların bütünleşmesini hep destekledik. Bundan sonra da destekleyeceğiz.</p>
<p>Kıymetli basın mensupları Türkiye ile Almanya arasında müstesna ekonomik ve ticari ilişkiler ise olumlu seyrini sürdürüyor. Almanya, Türkiye’nin Avrupa’daki en büyük ticaret ortağıdır. 50 milyar dolara ulaşan ticaret hacmimizi yakın vadede 60 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Bu minvalde, gerek ticaretimizi gerek müşterek yatırımları bir üst seviyeye taşıyacak savunma iş birliği konusunu Sayın Şansölye ile değerlendirdik.</p>
<p>Avrupa’da değişen güvenlik koşulları ışığında, savunma sanayi ürünlerinin tedarikinde geçmişte yaşanan sıkıntıları geride bırakarak ortak projelere odaklanmamız gerekiyor. Eurofighter uçaklarının temin süreci gibi Almanya’nın son dönemde bu alanda attığı olumlu adımları memnuniyetle karşılıyoruz.</p>
<p>Türkiye’nin savunma sanayi alanında yakaladığı ivme dikkate alındığında, Almanya ile çok geniş iş birliği imkânlarına sahip olduğumuz görülüyor. Kazan-kazan anlayışı temelinde bu iş birliğini daha da güçlendirebiliriz.</p>
<p>Değerli arkadaşlar, bugün ayrıca terörle mücadeledeki beklentilerimizi de değerli dostumla paylaştım. Almanya’nın, kamu güvenliği bakımından da ciddi tehdit teşkil eden terör örgütleriyle ortak mücadelenin önemine dikkat çektim.</p>
<p>Bölgesel ve küresel meselelerde de fikir alışverişinde bulunduk. Türkiye olarak Gazze’deki soykırımı ilk günden itibaren uluslararası gündeme taşıdık. Ateşkesin sağlanması ve insani yardımların bölgeye ulaştırılması için yoğun çaba gösterdik.</p>
<p>Bu mezalimin yeniden yaşanmaması ve bölgede kalıcı barışın anahtarı olan iki devletli çözüme dair görüşlerimizi kendilerine aktardık. Evvela, bölgeye yardımların kesintisiz ulaştırılması gibi, yeniden yapılanma sürecinde de herkesin taşın altına elini koyması gerektiğini ifade ettim.</p>
<p>Sayın Şansölye ile komşumuz Suriye’deki gelişmeleri de ele aldım. Devrimden bu yana geçen 11 ayda, Cumhurbaşkanı Sayın Şara’nın liderliğinde Suriye; kalıcı barış, huzur ve ekonomik kalkınma yolunda ciddi ilerlemeler kaydetti. Yaptırımların kalkmasına paralel olarak bu sürecin daha da hızlanacağı inancındayız. Ülkenin toprak bütünlüğü ve birliğinin muhafazası suretiyle Suriye halkının tüm fertlerinin refah ve esenliği bizim için öncelikli hedeftir.</p>
<p>Bu noktada, 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanmasına büyük önem atfediyoruz. Bu yönde verilen mesajları dikkatle takip ediyoruz. Almanya’nın da Suriye konusunda bizimle eşgüdüm içinde çalışmaya atfettiği önemin farkındayız.</p>
<p>Ukrayna-Rusya savaşı konusunda da görüş alışverişinde bulunduk. Savaşın adil ve kalıcı şekilde çözümü için diplomatik çabaların sürdürülmesini önemli görüyoruz.</p>
<p>Değerli basın mensupları, güçlü temellere ve çok katmanlı ilişki ağına sahip Türk-Alman iş birliğinin, Avrupa’nın ve mücavir coğrafyalarımızın güvenliği için vazgeçilmez olduğunu bugün bir kez daha teyit etmiş olduk. Bu anlayışla, Almanya ile yakın iş birliği içinde çalışmayı önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz.</p>
<p>Sözlerimin sonunda, değerli dostum Şansölye Merz ve heyetine ziyaretleri için tekrar teşekkür ediyor, toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://aybuketurkhaber.com/erdogan-avrupada-artan-islam-karsitligi-ve-yabanci-dusmanligina-dikkat-cekti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
