Gazeteci misin, algı tüccarı mı?

Aziz Dağtekin Yazdı


Gazetecilik zor zanaat…

Hele ki herkesin konuştuğu, çok az kişinin araştırdığı bir dönemde gazeteci olmak, daha da zor.

Çünkü bugün mesele yalnızca haber yapmak değil; haber kılığına girmiş iddialarla gerçeğin arasındaki çizgiyi koruyabilmek.

Peki soralım: Gazeteci kimdir?

Duyduğu her iddiayı gerçekmiş gibi servis eden mi?

Başkalarının hazırladığı algı operasyonlarına mikrofon tutan mı?

Yoksa işine gelmeyen gerçekleri görmezden gelip işine gelen iddiaları manşete taşıyan mı?

Gazeteci, kamuoyunun gözü kulağıdır. Peki ya o göz yanlış yere bakıyor, o kulak yalnızca işine geleni duyuyorsa?

İşte orada gazetecilik başlar mı, yoksa biter mi?

İDDİA BAŞKA, GERÇEK BAŞKA!

Birileri ortaya bir iddia atıyor…

Ardından ekranlar, sosyal medya, manşetler devreye giriyor. İddia büyüyor, yorumlar çoğalıyor, hüküm çoktan veriliyor.

Peki kanıt nerede?

Belge nerede?

Karşı tarafın görüşü nerede?

Bunları sormak gazeteciliği yavaşlatmaz. Tam tersine, gazeteciliği gazetecilik yapar.

Çünkü bir insanı suçlamak kolaydır. Onun itibarını koruyarak gerçeği araştırmak ise meslek ahlakı ister.

Gazetecinin görevi iddiayı büyütmek değil, iddianın doğru olup olmadığını ortaya çıkarmaktır.

KALEM, ŞANTAJIN ARACI OLABİLİR Mİ?

Bir başka mesele daha var.

Gazetecilik gücünü kişisel hesaplaşmaların, baskının veya şantajın aracı haline getirmek…

Eğer birileri mesleğin itibarını kullanarak başkaları üzerinde baskı kuruyorsa bunun adı gazetecilik değildir. Ancak burada da ölçü açık olmalı. İddia varsa araştırılır, kanıt varsa hukuk işler. Kimse peşinen suçlu ilan edilmez.

Çünkü hukuk herkese lazımdır. Gazeteciye de, siyasetçiye de, vatandaşa da…

Gazetecilik kimseye dokunulmazlık sağlamaz; gazeteci olmak da kimseyi peşinen suçlu yapmaz.

SAVUNMA SANAYİSİ REYTİNG MALZEMESİ Mİ?

Gelelim bir başka hassas konuya…

Türkiye’nin savunma sanayisi.

Elbette yapılan işler sorgulanacak. Kamu kaynakları denetlenecek. Eksikler konuşulacak. Hiçbir kurum eleştiriden muaf olmayacak.

Ama bir de şu var. Her bildiğini anlatmak marifet midir?

Ekrana çıkıp birkaç dakika daha fazla konuşmak, daha fazla dikkat çekmek uğruna güvenlik açısından hassas olabilecek ayrıntıları düşünmeden paylaşmak gazetecilik başarısı sayılabilir mi?

Her bilgi haber değildir. Her ayrıntı da kamuoyuyla paylaşılmak zorunda değildir.

Gazetecilik, kamu yararıyla güvenlik hassasiyetini birlikte değerlendirebilmektir. Ne körü körüne susmak ne de düşünmeden konuşmak…

Asıl maharet, ikisinin arasındaki çizgiyi görebilmektir.

GAZETECİNİN TARAFI KİM?

İktidar mı?

Muhalefet mi?

Bir siyasi parti mi?

Bir çıkar grubu mu?

Hayır!

Gazetecinin tarafı hakikattir.

İktidara yakın olan da gerçeği çarpıtamaz. Muhalefete yakın olan da iddiayı kanıt yerine koyamaz. Bir gazeteci, sevdiği siyasetçinin yanlışını görmezden geliyorsa da sevmediği siyasetçinin her sözünü suç gibi sunuyorsa da önce kendi meslek aynasına bakmalıdır.

Çünkü gazetecilik, birilerinin hoşuna gidecek cümleler kurma mesleği değildir.

Gazetecilik, gerektiğinde herkesi rahatsız edebilme cesaretidir. Ama bunu yaparken gerçeğe sadık kalma sorumluluğudur.

Son sözüm şudur:

Gazetecilik, yalnızca mikrofon tutmak, ekrana çıkmak, manşet atmak değildir.

Gazetecilik; araştırmak, doğrulamak, sorgulamak ve gerektiğinde kendi iddiasını bile yeniden gözden geçirebilmektir.

Çünkü kalem bazen bir gerçeği ortaya çıkarır, bazen de bir iftirayı büyütür.

Aradaki farkı belirleyen şey, kalemi tutanın niyetinden önce ortaya koyduğu kanıt, gösterdiği özen ve taşıdığı sorumluluktur.

Ve unutmayalım!

Her manşet haber değildir, her iddia gerçek değildir, her ekran yüzü de hakikatin temsilcisi değildir.

Asıl soru hala masada:

Gazeteci, gerçeğin peşinde mi; yoksa gerçeği kendi peşinden sürüklemeye mi çalışıyor?

Hakkında Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

Brezilya’da sandıktan Lula çıktı: Filistin yanlısı lider yeniden başkan

Brezilya’da devlet başkanlığı seçiminin ikinci turunda Luiz Inácio Lula da Silva, rakibi Flavio Bolsonaro’yu geride …

Bir yanıt yazın