Başkan Erdoğan: Özgürleşemeyen Özgür Özel, İngiliz’e sığındı

İngiliz BBC’ye röportaj veren Özgür Özel’in “İstanbul’un Büyükşehir Belediye Başkanı’nı alıp hapse koyuyorlar ve İngiltere buna ses çıkarmıyor.” şeklindeki açıklamalarına tepki gösteren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ülkesini yurt dışına şikayet edenler de şunu iyi bilsin, kaybedecekler.” dedi.
Beştepe Millet Sergi Salonu’nda Emekçiler ile İftar Programı’na katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada önemli değerlendirmelerde bulundu.

Açıklamaları sırasında, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasından sonra seçmenini sokağa döken CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Batı medyasına şikayetlerine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ana muhalefetin başındaki zat tüm medya gruplarını Batı’ya şikayet ediyor. Bu gençleri sokağa dökmek, sana hiçbir şey kazandırmayacağı gibi kaybettirecektir” ifadesinde bulundu.

Ayrıca açıklamaları sırasında CHP’nin boykot çağrılarında da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Sorumsuz boykot çağrılarıyla, tüccarın işiyle oynayan, işçinin ekmeğiyle oynayan, sanayiciyi, girişimciyi batırmak için adeta çabalayan muhteris siyasetçilere prim vermeyeceğiz. Türkiye için çalışan, 85 milyon için üreten, Türk ekonomisine katma değer sağlayan hiç kimseyi, hiçbir şirketimizi bunların insafına terk etmeyeceğiz. 2

8 Şubat’ta sermayeyi renklere ayıranlar nasıl kaybetmişse, bugün de medya kuruluşlarını şirketleri, firmaları isim isim verip açıkça tehdit edenler, ülkesini yurt dışına şikayet edenler de şunu iyi bilin, kaybedecekler.

Ana muhalefetin başındaki zat tüm medya gruplarını Batı’ya şikayet ediyor. Bu gençleri sokağa dökmek, sana hiçbir şey kazandırmayacağı gibi kaybettirecektir

NE OLMUŞTU

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasından sonra seçmenini sokağa döken CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Batı medyasına şikayette bulunmuştu.

Son olarak İngiliz BBC’ye röportaj veren Özel, İngiltere’nin Türkiye’de yaşananlara sessizliğine dikkat çekmişti.

“TERK EDİLMİŞ HİSSEDİYORUZ”

Kendilerini terk edilmiş hissettiklerini söyleyen Özel, İngiliz Başbakan Starmer’e şöyle seslenmişti:

Nasıl bir gerekçesi var nasıl bir sebebi var? Bütün Avrupa tepki gösteriyorken, İngiliz İşçi Partisi’nin, Starmer’in bu konuda herhangi bir şey söylememesini gerçekten anlamıyoruz.

Terk edilmişlik hissediyoruz.

İstanbul’un Büyükşehir Belediye Başkanı’nı alıp hapse koyuyorlar ve İngiltere buna ses çıkarmıyor.

O zaman bu nasıl dostluk nasıl kardeş partilik? Bu nasıl demokrasiyi birlikte savunmak? Demokrasinin beşiği İngiltere ve bizim kardeş partimiz İşçi Partisi buna nasıl sessiz kalıyor? Gerçekten çok kırgınız?

İftar programında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gündeme ilişkin diğer açıklamaları ise şöyle:

Bizleri bu güzel iftar sofrasında bir araya getiren Çalışma Bakanlığımıza, Sayın Bakan ve ekibine de ayrıca teşekkür ediyorum. Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, Milletin Evine, Bugazi Mekana hepiniz hoş geldiniz.

Bugün, aynı zamanda bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen Kadir Gecesini de idrak ve ihya ediyoruz. Semadan rahmet ve bereketin yağdığı bu mübarek gecenin sizlerle birlikte milletimiz için, İslam alemi ve tüm dünya için hayırlara vesile olmasını diliyoruz. Aynı şekilde önümüzdeki Pazar günü müşerref olacağımız Ramazan bayramınız şimdiden mübarek olsun.

Bu mukaddes günlerin Filistin halkı başta olmak üzere dünyanın farklı yerlerinde izzet mücadelesi veren tüm mazlumların zaferine, zulümden kurtuluşuna vesile olmasını temenni ediyoruz. Sizlerden de Filistin’den Yemen’e, Somali’den Sudan’da Balkanlardan Kafkaslara kadar gönül coğrafyamızdaki tüm kardeşlerimizi dualarınızda unutmamanızı özellikle istirham ediyorum.

Emek, alın teri ve helal kazanç bizim inanç ve kültür değerlerimizin merkezinde yer alıyor. Bu kavramlar bizim adaletle, refahla, hakkaniyetle dolu tarihimizin adeta köşe taşları olmuştur. Ahi teşkilatlarımız, loncalarımız, orta sandıklarımız yalnızca çalışan ve işverenin hakkını, hukukunu korumakta kalmamış, aynı zamanda sosyal nizamın da en önemli teminatlarından birini teşkil etmiştir. Peygamber Efendimiz bir hadisi şerifinde bir işçiyi istihdam edip işini yaptırdığı halde ücretini vermeyen kimsenin karşısına Rabbimizin kıyamet gününde bir hasım olarak dikileceğini buyurmuştur.

Kanuni Sultan Süleyman döneminde payitahtta görev yapan Hollanda Büyükelçisi, Hollanda Kralı’na bir mektup gönderiyor. Bakınız bu mektupta hangi ifadeler yer alıyor. Onlarda muhteşem bir imparatorluğun kaynakları, zafere alışkanlık, savaşma yeteneği, sıkı çalışmaya dayanıklılık, tutumluluk, düzen, disiplin ve tedbir. Bizde ise yaygın fakirlik, bazı kesimlerde lüks ve israf, tembellik ve eğitimsizlik. Öyleyse bu durumdan nasıl bir sonuç bekleyebiliriz ki? Tarihimiz işte bu mektubun resmettiği manzarada olduğu gibi daha nice erdemlerle, güzelliklerle doludur.

Bizde bu mirasa sahip çıkarak göreve geldiğimiz günden beri çalışanın hakkını vermeye, adil bir çalışma iklimi inşa etmeye gayret ettik. İşçilerimizin, memurlarımızın, sendikalarımızın ve tüm çalışanların şartlarını iyileştirmek, refah seviyelerini yükseltmek için çaba sarf ettik. Yasa ve mevzuat değişikliklerinden sendikal haklara, istihdam politikalarından fırsat eşitliğine, iş sağlığından, sosyal güvenliğe, çalışma hayatının tüm kesimlerini kuşatan reformlar yaptık. Bilhassa son dönemde devrim niteliğinde adımlar attık. Millete kan kusturan tek parti faşizminin yasakladığı 1 Mayıs’ı emek ve dayanışma günü olarak resmi tatil ilan ettik.

Çalışanlarımızın daha emniyetli koşullarda çalışmalarını temin etmek için iş sağlığı ve güvenliği kanununu çıkardık. Sendikaların kuruluş şartlarını kolaylaştırdık. Sendikalar ve toplu iş sözleşmesi kanununu revize ederek iyileştirdik. Toplu sözleşme sistemini genişlettik. Sendikal güvenceleri ve grev hakkını biz güçlendirdik. Kamu görevlilerimize toplu sözleşme hakkı tanıdık. Ana Muhalefet Partisi’nin Anayasa Mahkemesi’ne taşıyıp iptal ettirdiği toplu sözleşme ikramiyesini yeniden biz yürürlüğe koyduk. Kamuda başörtüsü yasağını kaldırarak kadınların çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini garanti altına aldık.

Kamu çalışanlarımız artık cuma izni, hac izni gibi haklardan tam ve etkin şekilde yararlanabiliyor. Maaş artışları, disiplin affı, refakat izni, 3600 ek gösterge ve ek ödemeler gibi bu alanlarda yaptığımız düzenlemelerle memurlarımızın çalışma ve özgürlük haklarını iyileştirdik.

Kamu görevlilerimizin ücret artış oranlarını, zam ve tazminatlarını, sosyal desteklerini çalışanlarımızı enflasyona ezdirmeyecek şekilde biz düzenledik. 2025 yılı Ocak ayı itibariyle enflasyon farkıyla birlikte memur maaşlarına %11,54 oranında zam yaptık. Böylece 2002 yılında 392 lira olan en düşük memur maaşını 2025’te 43.726 liraya yükseltmiş olduk. Bu rakamlarla birlikte 2002’den bugüne en düşük memur maaşı reel olarak %266 oranında nominal olarak ise yaklaşık 112 kat arttı. Ağustos ayı içerisinde inşallah toplu sözleşme sürecini başlatacağız. Kamu görevlilerimizin sorunlarını 23 yıldır olduğu gibi yine yapıcı bir anlayışla çözüme ulaştıracağız.

Kamu toplu iş sözleşmeleri çerçeve anlaşma protokolüyle ilgili talepler sendikalar tarafından bize iletildi. Sosyal diyalog anlayışı içinde kamu işçilerimizin toplu iş sözleşmelerine ilişkin olarak bu süreci de inşallah yine bu dönemde tamamlayacağız. Değerli misafirler, bir önceki yıla göre %30 artış yapılan asgari ücreti gelir vergisinden muaf tuttuk. İşverenlere sağladığımız asgari ücret desteğini sürdürüyoruz. Geçmişte ilaç ve hastane kuyruklarında ömür tüketen vatandaşlarımızın tüm sorunlarını giderdik. Sağlık ve sosyal güvenlik sistemini sorunsuz şekilde işler hale getirdik.

Kamu kurumlarındaki alt işveren işçilerine ve sözleşmeli personele kadro verdik. Geçici işçilerin tam yıl çalışabilmesinin önünü açtık. İş kur, gençlik programı ile üniversite öğrencilerimizin bilgi ve tecrübe kazanmalarını sağlayarak gelir elde etmelerini sağladık. Daha nice düzenlemeyi, yeniliği, projeyi devreye alarak çalışanlarımızı her alanda destekledik, teşvik ettik, güçlendirdik.

Bu çalışmalarımızı inşallah önümüzdeki dönemde de artan bir ivmeyle sürdürecek emekçilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.

YÖNETİCİ Editör

Taraf Olmayan Habercilik Yapan Aybüke Türk Haber, dünyadaki bütün Türklerin gür sesi ve onların kulağı olacaktır. Habere Bozkurtça bakan ve değerlendiren Aybüke Türk Haber mazlumların da temsilcisi olmayı hedeflemiştir.

Göz Atmak İster misiniz?

Devlet Bahçeli: Vandallığa demokrasi nöbeti diyenler, şehir eşkıyalarından farksızdır

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Saraçhane’de sokağa inerek kamu düzenini bozan eylemlerde bulunan …

Bir yanıt yazın