Denizolgun’un ölümüyle ilgili soruşturmada yeni tutuklama: Nurettin Demirkol

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Denizolgun’un doktoru olduğu öne sürülen Nurettin Demirkol, “yalan tanıklık” suçlamasıyla tutuklandı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında daha önce tanık olarak ifade veren Demirkol, bu kez gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Demirkol, savcılıktaki işlemlerinin ardından tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne gönderildi.

Mahkeme, Nurettin Demirkol’un “yalan tanıklık” suçundan tutuklanmasına karar verdi.

Savcılık farklı beyanlar arasındaki çelişkilere dikkat çekti

Demirkol hakkında hazırlanan sevk yazısında, soruşturma kapsamında verdiği farklı ifadeler arasında çelişkiler bulunduğu belirtildi.

Savcılığın değerlendirmesine göre Demirkol, tanık sıfatıyla verdiği ifadede Denizolgun’un ölümünü şüpheli olarak değerlendirmediğini söyledi. Ancak Demirkol’un daha önce 155 Polis İmdat hattına yaptığı ihbarda kendisini ailenin hekimi olarak tanıttığı ve Denizolgun’un ölümünü şüpheli olarak bildirdiği aktarıldı.

Sevk yazısında, bu farklı anlatımların HTS kayıtları ve diğer tanıkların ifadeleriyle de desteklendiği belirtildi. Savcılık, söz konusu unsurlar nedeniyle Demirkol hakkında kuvvetli suç şüphesi bulunduğu değerlendirmesini yaptı.

Demirkol, özel doktor olduğu iddiasını reddetti

Nurettin Demirkol’un 26 Ağustos’ta savcılıkta verdiği ifadede, Arif Ahmet Denizolgun’u hastaneye geldiği dönemlerde birkaç kez muayene ettiğini ancak özel doktoru olmadığını söylediği belirtildi.

Demirkol, Denizolgun’un bildiği kadarıyla hipertansiyon hastası olduğunu ifade ederek aralarındaki ilişkinin özel hasta-doktor ilişkisi olmadığını savundu.

“Çiftliğin varlığından dahi haberdar değildim”

Demirkol, Denizolgun’un hayatını kaybettiği çiftliğe olay günü dışında hiç gitmediğini ve çiftliğin bulunduğundan dahi haberdar olmadığını söyledi.

Olay gecesi kendisini kimin aradığını hatırlamadığını belirten Demirkol, aramanın hava karardıktan sonra gerçekleştiğini ve kendisine gönderildiğini düşündüğü konum üzerine çiftliğe tek başına gittiğini anlattı.

“Ölü katılığı başlamıştı” dedi

Çiftliğe ulaştığında Denizolgun’u çekyat üzerinde yarı yatar halde gördüğünü anlatan Demirkol, o sırada “ölü katılığı” başladığını söyledi.

Denizolgun’un vücudunda darp edildiğini düşündürecek belirgin bir morluk veya çizik görmediğini ifade eden Demirkol, yüzünde ya da vücudunun başka bir bölümünde kan görmediğini de savundu.

Daha önceki değerlendirmelerde yer alan kan ifadesine ilişkin ise Demirkol, ölüm nedeniyle mideden gelen koyu renkli sıvıyı kan olarak yorumlamış olabileceğini belirtti.

Demirkol, adli tıp uzmanı olmadığını ve olay günü kendisine verilen evrakı mevcut haliyle imzaladığını söyledi. Tutanaklara geçen bazı ifadelerin yanlış aktarılmış olabileceğini savundu.

“Şüpheli bir değerlendirme yapmadım”

Olay yerine ulaştığında yalnızca Denizolgun’un hayatını kaybettiğini tespit ettiğini belirten Demirkol, ölümün şüpheli olduğuna yönelik bir değerlendirme yapmadığını ifade etti.

Polis ekiplerinin yaklaşık bir saat sonra olay yerine geldiğini söyleyen Demirkol, sabaha karşı gelen savcının cenazenin Bakırköy’deki Adli Tıp Kurumu’na gönderileceğini söylediğini aktardı.

Demirkol ayrıca Denizolgun’un ağzından kan geldiğine ilişkin önceki ifadesinin doğruluğundan emin olmadığını, bunun ölüm nedeniyle mideden gelen sıvının yanlış yorumlanmasından kaynaklanmış olabileceğini dile getirdi.

Cenazenin hastaneye götürülmediğini savundu

Demirkol, Denizolgun’un cenazesinin polis ekipleri tarafından çiftlikten alınarak Adli Tıp Kurumu’na götürüldüğünü söyledi.

Cenazenin öncesinde Hisar Hastanesi’ne götürülmediğini belirten Demirkol, kendisinin de polislerin yönlendirmesi üzerine Adli Tıp Kurumu’na gittiğini anlattı.

Soruşturma kapsamında cemaat içerisindeki gelişmelere ilişkin bilgisinin bulunmadığını söyleyen Demirkol, Alihan Kuriş’in liderliğini ilan edip etmediği konusunda da bilgisinin olmadığını ifade etti.

Demirkol, savcılık ifadesinin sonunda Denizolgun ile arasında özel hasta-doktor ilişkisi bulunmadığını yineledi.

Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturma ve adli süreç devam ediyor.

Hakkında Editör

Taraf Olmayan Habercilik Yapan Aybüke Türk Haber, dünyadaki bütün Türklerin gür sesi ve onların kulağı olacaktır. Habere Bozkurtça bakan ve değerlendiren Aybüke Türk Haber mazlumların da temsilcisi olmayı hedeflemiştir.

Göz Atmak İster misiniz?

Deniz Göktaş hakim karşısına çıkıyor: Hakkında istenen ceza belli oldu

YouTube’da yayımlanan “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisindeki sözleri nedeniyle hakkında soruşturma yürütülen komedyen Deniz Göktaş’la …

Bir yanıt yazın